Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 08.12.2019 SAAT 18:50:00
Advert
 
Mehmet ÖZMEN

Kongre değil, patronluk yarışı

CHP’nin belki de en çok sıkıntı yaşadığı dönemler, kongre süreçleri olmuştur. Bu seçim dönemleri CHP’de hep aşırı demokrasi ile yönetilmeye çalışıldığından her kafadan ayrı bir ses çıkar. Fakat sistem bir türlü işlemez. “Biz AK Parti gibi değiliz, isteyen herkes aday olabilir” mantığı aslında doğru olandır. Fakat şurası kesin ki, CHP; belki de AK Parti gibi bazen böylesi bir yönteme başvurması en fazla lazım gelen partidir. Bana göre bu yöntem CHP’nin ihtiyacı olan bir durumdur.

Bunun sebeplerini bizzat CHP’nin tabanında ve siyasi modellerinde aramak lazım. Çünkü bütün partileri yan yana dizsek aday gösterilmediği için tepki gösterip sağa sola çalışacak olan siyasi figür sayısı en çok olan parti CHP olarak kendini belli eder.

En azından bu zamana kadar hep böyle oldu. Gavura kızıp orucunu bozanı mı dersin, pire için yorgan yakanı mı dersen, hepsinin varlığını CHP’de gördük hep…

İnşallah bundan sonra daha sağduyulu bir yaklaşım içinde olurlar…

xxx

Evet, CHP yeniden bir kongre sürecine girdi. Söylediğimiz gibi partide var olan aşırı demokrasi sebebiyle aday sayısı çok fazla olacak. Bir iki zor ilçe dışında tüm bölgelerde iki ve daha fazla sayıda ilçe başkan adayı çıkabilir. Bunun işaretlerini net şekilde görebiliyoruz.

Bu dönemde CHP’nin yaşayacağı bir diğer önemli sıkıntı ise partide patronluk mücadelesi içinde olacak kişilerle ilgili olacak.

Önce doğal patron adaylarına bir bakalım:

 

HAYDAR AKAR

CHP’nin ilimizdeki en üst düzey ismi. Parti Meclisi üyesi olarak Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanı başında. Karar noktasında etkili bir isim. Fakat onun için 2018 seçimleri son dönem oldu diyenlerin sayısı çok fazla.

 

FATMA KAPLAN HÜRRİYET

CHP’ye çok uzun yıllar sonra İzmit’i kazandıran başkan olarak kayıtlarda. Heyecanı üst düzeyde. Fakat partisi için yeniden umut oldu. O kazanınca CHP’de gözler daha büyük bir hedefe çevrildi. Partide herkes artık “Kocaeli Büyükşehir neden olmasın?” demeye başladı. Haliyle bu kazancın verdiği güvenle Fatma Hanım da örgütün yeniden dizaynında öncü olmak isteyecektir. Ancak bu durum ister istemez tepkileşmeye sebep olacak gibi görünüyor.

Çünkü bu mevzu hakkında önce sezinlediğim, daha sonra ise yaptığım görüşmelerden tespit haline gelen ciddi, hem de çok ciddi bir konu var. Benim tespitlerime göre CHP içinde önemli bir kesim Fatma Kaplan Hürriyet’in giderek güçlenen halinden fazlasıyla rahatsız. Onun parti içinde belki de tek ümit duyulan kişi olmasını istemeyen taife kongre sürecinde oluşması muhtemel “Patron Fatma” imajını silmenin gayreti içine girmiş gibiler.

Dahası yine aynı CHP kaynaklarım Fatma Kaplan Hürriyet’e patronluğu çok gören kesimin bir ucunun dolaylı olarak AK Parti ile irtibat halinde olduğunu, iktidarın bu kişiler üzerinden CHP’yi istediği noktaya sürüklemek istediğini bile söylüyorlar.

İlginç, hem de çok ilginç…

 

HİKMET ERENKAYA

Aslında Hikmet Erenkaya’yı tek başına ele alamayız. O, belli bir grupla hareket ediyor ve işin özünde buna kendini mecbur hissediyor. Referansı 2014 seçim süreci…

İzmit Belediye Başkan adaylığı için yapılan önseçimde Sefa Sirmen’den sonra en fazla oyu alan kişi Erenkaya olmuştu. Haliyle parti tabanında çok ciddi denilebilecek ölçüde destekleyeni vardır. Onun niyetinin il başkanlığı ile ilgili olduğunu bilmeyen yok. Çıkıp bunu açık şekilde hiç söylemedi, ama yapılan yorumlarda hep namzet olarak gösterildi ki, pek itirazını duymadık.

Açıklamalarında ise hep “Duruma göre olabilir” noktasındaydı.

Erenkaya’nın avantajına gelince…

Hem milletvekilliği hem de İzmit Büyükşehir’de kısa süre de olsa başkanlık yaptı. Öncesinde Saraybahçe’nin CHP’nin kalesi olmasını sağlayan kişi olarak hep anıldı. Kendisinin en radikal günlerinde, bıyıklarının alt dudağını kapattığı zamanlarda yaptığı bir açıklama hala hatırımda…

Siyah Beyaz Kocaeli’nin yazarlarından rahmetli Murat Tosunoğlu sormuş, o yanıtlamıştı…

1999 yerel seçim sürecinde, yerel bir televizyon kamerasına konuşuyordu Erenkaya, Susurluk kazasına atıfta bulunarak “Böyle bir ülkede yaşamaktan utanıyorum” demişti. Hay hay, duygularına sadık bir isimdir. Siyasi geçmişi böyleydi Erenkaya’nın. Radikal bir isim olmuştu hep.

Onun il başkanlığı ise vekillik ve belediye başkanlığı tecrübesinden dolayı ne Haydar Akar’ın, ne de Fatma Kaplan Hürriyet’in diş geçirebileceği bir dönem olmazdı herhalde.

Şimdi bir düşünün…

CHP İl Başkanı Hikmet Erenkaya…

Parti Meclisi Üyesi ve Kocaeli Milletvekili Haydar Akar…

Ve İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet…

Bu denklemden sizce kim patron olabilir?

Not olarak düşmem gerekirse, il başkanlığı demek patron olma ile eşdeğer tutulmamalı. Bazen öyle bir il başkanı olursun ki, geride hatırlanacak hiçbir şeyin yoktur…

 

Küçük bir tebrik…

 

CHP’nin millet nezdinde en çok muzdarip olduğu konu din mevzuudur. Kendilerini bu konuda pek anlatamazlar, ama açıkçası millet de pek anlamak istemez CHP’yi…

Çünkü kurulduğunda milletin partisi olan CHP, daha sonra İsmet İnönü dönemleri ile birlikte evrime uğradı. Haliyle bir millet tepkisi oluştu CHP’ye karşı. Toplum, bugünün ana muhalefetini hep darbelerden beslenen, dine hizmet etmeyen, hatta dinsizlerin yönettiği bir parti olarak gördü…

Bugün Kemal Kılıçdaroğlu açık şekilde söylediği için dile getirmekte beis görmüyorum; başörtüsü zulmünün temelinde Atatürk ve laiklik kisvesi arkasına sığınan CHP’lilerin sayısı oldukça fazlaydı.

Sahi;

Başörtülü bir genç kız yüksek tahsilini kendi özgür iradesi ile yapabilse ne olurdu sanki?

Top sakalını göbeğine kadar uzatan, her tarafı şu çeşit çeşit küpelerle zımbalanmış gençlerin girebildiği, sadece zevk duyulduğu için garip garip kıyafetlerin giyilebildiği üniversiteler neden saçı görülmediği için kızlarımıza yasak olsun?

Fakülte birincisi olduğu halde başarısı görmezden gelinen genç kızların itiraz eden ağzı neden ahlaksızca kapatılsın?

Bu ve bir dünya tantana yüzünden CHP ve 28 Şubat’ın ürünü olan hükümetler hep sıkıntılarla anıldı. Sonra geçmişte CHP’lilerin sebep olduğu her manevi sıkıntı birtakım toplum mühendisleri tarafından sürekli Atatürk’e mal edildi. Türk milletine hep “Dinsiz Atatürk, dinsiz CHP” mantığı aşılanmaya gayret edildi.

Ve dahası yine o dönemin CHP’lileri bu görüşün değişmesi için hiçbir karşı duruş göstermedi.

Kim Atatürk için 10 Kasım’da saygı duruşunun yanında dua etmeye kalksa “irticacı” diye yaftalandı.

Kimse Fatma Kaplan Hürriyet gibi Atatürk için mevlit okutmadı. Herhalde Hürriyet, 10 Kasım’da okuttuğu mevlit programını o dönemlerde düzenlese, partiden sopalarla kovarlar, adeta nefes aldırmazlardı. Millete, üstelik bir 10 Kasım akşamında Atatürk için dua etme imkanını veren İzmit Belediyesi’ne teşekkür etmek emin olun hepimiz için ihtiyaçtır.

Tebrikler…

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mehmet ÖZMEN yazıları
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.7669 TL 5.7438 TL
Euro
EURO
6.4016 TL 6.3760 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA