Advert Advert Advert Advert
Advert Advert
TARİH 25.01.2020 SAAT 08:54:09
Advert
 
Hüseyin YUSUF

TARAFSIZ VE BAĞIMSIZ YARGI

“Yargının tarafsızlık ve bağımsızlığının test edildiği yer kuşkusuz siyasi davalardır” diyor yıllarını AYM başkanı olarak geçirmiş bir hukukçumuz.Zira hukukun üstünlüğü ilkesinin hakim olmasını sağlayacak en önemli unsurlardan biri yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığıdır.Bu ilke yargı mensuplarına verilmiş bir ayrıcalık değil , vatandaşların doğru ve adil yargılanma hakkının teminatı için verilmiş bir görevdir.Hukuk devletinin tam anlamıyla gerçekleşmesini sağlayacak olan da toplumda adalete olan inancın korunmasını sağlayacak olan da yargının tarafsız ve bağımsızlığıdır ki , bu husus demokrasinin de olmazsa olmazıdır. Bu alandaki samimiyetinden şüphe etmediğimiz adalet bakanımız sayın Abdülhamit GÜL , 24 Mayıs 2019 da  “Adliyenin önünden geçen , içine giren , yolu düşen bir insanda , ORADA GERÇEKTEN HAKİMLER VE SAVCILAR VAR ,YARGI SİSTEMİNE GÜVENİRİM inancının oluşması lazım “ demişti. Yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı ilkesinin anayasada tanımlanmış olması elbette önemlidir , ancak bunun gerçekleşmesini sağlayacak olan , kendilerini tehdit altında hissetmeyen , üzerlerinde herhangi bir baskı unsuru oluşmamış yargıçlardır.  Tarafsızlığın ve bağımsızlığın test edildiği yer neden siyasi davalardır ? Çünkü ; siyasi davalarda siyaset kurumu lehte sonuç alabilmek için bazan evrensel değerlerin dışına çıkabiliyor, hukuku sopa olarak kullanabiliyorlar.Peki böyle bir durumda adı üstünde ,adaleti tesis edecek olan adalet dağıtıcıları vicdanlarıyla bağlarını kesebiliyorlarmı ? 

 

Aslında bunun cevabını Yargıtay onursal başkanı sayın Sami SELÇUK “ hakimlerimiz bazen vicdanlarıyla cüzdanları arasına sıkışıyor” cümlesiyle vermişti.Yaşanan uygulamalarda karar veren hakimin gerici -ihanet-hain-uşak ve örgüt üyesi gibi ithamlarla karşılaştığını müşahade edince , bu siyasallaşan hukuk sarmalı içerisinde sayın Selçuk’un  ifade ettiği  “ cüzdan “ kelimesi yerine, makam , mevki , rütbe yada tenzili rütbe kelimeleri de kullanılabilirmiydi acaba diye düşünmeden edemiyorum . Siyasallaşan davalar bazen öyle bir hal alabiliyorki bu davalardan toplumun çok geniş bir kesimi etkilenebiliyor.

 

Sıcaklığını koruması açısından bir örnek verecek olursak:  2009 yılında özelleştirme idaresi tarafından sayın Davutoğlunun kurucusu olduğu İSTANBUL ŞEHİR ÜNÜVERSİTESİNE eğitimde kullanmak şartıyla kanunların öngördüğü ölçüde bir arazi tahsis ediyor.Daha sonra bu tahsisin iptaliyle alakalı değişik sendika ve STK ların açtığı davaları gören ilgili mahkeme 15 davayı reddederken 16. ve son dava olan TMMOB un açtığı davayı Danıştay kabul ediyor ve bir parselin tahsisini iptal ediyor.Diğer parsellerde sorun yokken sadece bir parselin tahsisinin iptal sebebi nedir?

 

Bu parsel eğitimde kullanılmıyormu acaba ?diye sormayacağım!!! Hal böyle olunca üniversite kurulurken bağışçılar dışında halkbankasından kullanılan krediyle alakalı banka ünüversitenin tüm mal varlıklarına tedbir koyduruyor ve binlerce öğrencisi , yüzlerce öğretim üyesi olan bu kurumu tam anlamıyla kilitliyor , çalışamaz hale getiriyor. Şimdi denilebilirki banka ne yapsın ?alacağını tahsil etmesinmi?

 

Etsin elbette , etsin de mütevelli heyeti başkanı sayın Ömer DİNÇER in ifade ettiği “ bizim bankaya olan 400 milyon kredi borcumuz karşılığında 1,2 milyarlık teminatımızı halk bankasının experleri yok sayıyor, gösterdiğimiz teminatlar ki bunlar tüm ünüvesite ,bankanın expertiz raporunda sıfır lira görünüyor “ savunmasına bir açıklama getirmesi gerekmiyormu.?  

 

Devlet bankası olan halk bankası bu büyüklükte kredi kullandırdığı diğer yatırımcılara böyle davranabiliyormu ?  Bu arada ,2017 yılında 34 milyonluk riskli kredi alacağını 3.4 milyona satan devlet bankamızı tamamen piyasa şartlarına göre! ve tamamen kuruluş yasasına göre ! Olan bu tavrını tebrik etmemek mümkün değil !!!.  Halkbankasından kullanılan kredinin üç katı teminat verilmesine  karşılık hesaplardaki tedbirin  kaldırılmamasını mahkemeye götüren ünüversite ikinci bir şoku yaşıyor ve mahkemenin tedbirin devam etmesi yönündeki kararıyla karşılaşıyor.

 

Şimdi Danıştay aşamasından beri bu davanın normal bir dava olduğunu , halkbankasının bu tavrının büyük yatırımcılara uygulanan normal bir prosedür olduğunu iddia edebilirmisiniz? Bu uygulama garabetinin her zaman şikayet ettiğimiz hukuk sistemimize bir ivme kazandırabileceğini ifade edebilirmisininiz?  Ve isterseniz hukuku bir yana bırakalım , meseleyi tamamen siyasi yada pragmatik değerlendirelim ; kendi kendimize bile ifade etmekten imtina ettiğimiz bu olaydaki “asıl niyetin “, bizim mahalleye bir faydasının olabileceğini tahayyül edebilirmisiniz?

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Hüseyin YUSUF yazıları
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.9483 TL 5.9246 TL
Euro
EURO
6.5689 TL 6.5427 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA