Advert Advert Advert Advert
Advert Advert
TARİH 22.01.2020 SAAT 03:30:54
Advert
 
Mehmet ÖZMEN

Halkevi çağrısı yerinde, ama…

Zaman zaman İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in yaptığı çalışmaları değerlendirme imkanımız oluyor. Geçtiğimiz günlerde süt üretim tesisleri ve ilçedeki at çiftliklerinin yenilenmesi ile ilgili olarak yaşanan gelişmeleri sizlerle paylaşmıştım.

Ve bu çalışmalar çok hoşuma gitti. Yerel idarelerin böylesine işleri yürütebilecek donanıma sahip kişilerce yönetiliyor olması da benim için ayrıca sevindirici bir gelişmeydi.

Fakat bu kez çok daha farklı bir çalışma ile ortaya çıktı Başkan Hanım.

Malum, uzunca bir süredir nasıl yapılacağı belli olmayan, daha doğrusu ne olacağı bile bilinmeyen Halkevi bölgesi ile ilgili bir çalışma ortaya koyulmuş. Burayı yenileyip meydan halinde kent yaşamına sunmayı istiyor Fatma Kaplan Hürriyet. Esnafın da işini kolaylaştıracak bir çalışma gibi duruyor ilk baktığınızda.

Ayrıca kentin de ihtiyacı var. Zaten meydanlar bulunduğu kentlerin prestijini artıran yerler olmuştur hep.

Ancak İzmit Belediyesi’nin tek başına bu işin hakkından gelmesi pek mümkün görünmüyor. Çünkü alanda Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan yerler de var…

Kısacası ne yaparsanız yapın, Büyükşehir ile koordine içinde olmanız lazım.

İşin yapılması için Fatma Hanım, Büyükşehir Belediyesi ile ortak çalışmak istediklerini söylüyor. Hatta Büyükşehir’e resmi yazı ile başvurduklarını, ancak kendilerine gelen yanıtta İzmit Belediyesi’nin bu çalışmasının sorgulandığını söylemiş.

Yani bir yerde bir araya geldiği esnafa Büyükşehir Belediyesi’ni, dolayısıyla Başkan Tahir Büyükakın’ı şikayet etmiş…

Proje güzel, bölge esnafının kazanç elde etmesi, bir şeyler kazanması, İzmit’e gelen vatandaşların da zaman geçirebilecekleri bir meydanın buraya yapılması güzel bir proje. Ancak Fatma Kaplan Hürriyet’in hayata geçirilmesini istediği proje için hem Büyükşehir’den destek istemesi hem de bizzat o kurumu hedef göstermesi ne kadar doğrudur?

Büyükşehir ve İzmit Belediyesi’nin ortak bir çalışmada buluşması emin olun çok değerlidir. Kent bu işten çok kârlı çıkar. Ancak güzel davetler bile içinde böyle restleşmeleri barındırırsa bana göre çok büyük hata yapılmış olur…

Güzel işlerin ortaya çıkması için bazen zıt kutup olmakta fayda var…

 

 

KKTC’nin Türk olduğunu hatırlaması lazım

 

 

Vatani görevimi Kuzey Kıbrıs’ta yaptım. Oraya hayran oldum desem yeridir…

Küçücük bir ülke oluşunu, tarihini ve geçmişte verilen büyük varoluş mücadelesini sadece okumuştum. Oraya gidince anladım meselenin ne kadar hassas olduğunu…

Sonrasında birkaç kez de tatil ve iş dolayısıyla gittim Kıbrıs’a. Kuzey Kıbrıs’ta Barbarlık Müzesi’ni gördüğünüzde zaten kanınız donuyor. Dr. Fazıl Küçük’ün, onun etrafında gençliğini yaşayan Rauf Denktaş’ın verdiği mücadeleleri okudum, ülkeyi gezerek bizzat gördüm…

Ancak adaya ne zaman gittiysem, yaşı belli bir seviyenin üzerindeki hangi Kıbrıs vatandaşı ile görüştüysem, hep söyledikleri şuydu:

“Evlat, Allah bugünkü gençliğimize akıl fikir versin. O zamanları, işkenceleri, ölümleri, katliamları, soykırımı yaşamadıkları için hayat onlara çok güzel geliyor. Tarihlerini bilip, iyi anlasalar emin ol gecelerini bile sınırda geçirirlerdi…”

Bu sözleri asla unutmam.

Zaten unutmamız da mümkün değil.

Fakat Kıbrıs’ta öyleleri çıkıyor ki, cumhurbaşkanı mikrofon kabadayılığı ile “74’te akan su değildi” diyebiliyor. Bu zihniyetten güç alan birileri de Kuzey Kıbrıs’ın bayrağını yakabiliyor. Sahip çıkmak ise yine Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne, bir yerde Devlet-i Aliyye-i Osmaniye’nin torunlarına kalıyor.

Kıbrıslılar, özellikle de devleti yönetenler Türk olduklarını bence hatırlamalılar…

 

 

 

Dolmabahçe sırları ile gitti

 

 

Herkesin merak ettiği bir konuydu. Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile o dönem Genelkurmay Başkanı olan Orgeneral Yaşar Büyükanıt, 2007 yılında, Dolmabahçe Sarayı’nın başbakanlık makamında bir araya gelmişti.

Bu görüşmeye ilişkin türlü türlü iddialar ortaya atılmıştı. Erdoğan, “Büyükanıt açıklarsa ben de açıklarım” derken, Büyükanıt’tan ise “Orada konuşulanlar benimle mezara gidecek” diyerek meseleyi kapatmış.

Ve öyle de oldu.

Büyükanıt Paşa, hayatını kaybetti. Dolmabahçe sırrı da onunla beraber mezara gidiyor.

Allah rahmet etsin. 27 Nisan muhtırasını saymaz isek genelde iyi diyebileceğimiz bir yönetim anlayışı vardı.

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mehmet ÖZMEN yazıları
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.9386 TL 5.9149 TL
Euro
EURO
6.5897 TL 6.5634 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA