Advert Advert Advert
Advert Advert
Advert
TARİH 11.08.2020 SAAT 06:09:24
Advert
 
Mevlüt SOYSAL

Yıldız Kenter’i gördüm

SARIYDI! Altın sarısı…

Altın sarısı, ince bedeninde salaş, dökümlü duran kıyafeti sahnede dalgalanırken “büyümek” kavramı vücut buluyor; öyle büyüyor, öyle büyüyordu ki, tüm sahne onun ince bedeni ve bedeninden büyük kıyafetinden ibaret hale geliyordu.

En öndeydim.

Yürürken etekleri dalgalanıyor ve serin bir rüzgar dokunuyordu yüzüme. Buz kesiyordu yüzüm ve gözkapaklarım açık, donakalıyordum.

Bir oyun üşütmezse, bir oyun ısıtmazsa, bir oyun acıtmazsa ya da kanatmazsa, o oyun ne kadar oyun olabilirdi?

O diz çöküyordu, ben eziliyordum bir karınca gibi altında…

Oyun benim içimde, ben oyunun içinde…

Yoğruluyorduk!

***

Ve gözbebeklerim gözlerimden fırlayıp sahneye düşüyordu ben onu seyrederken…

Şaşırmak tam da buydu.

Ben bakarken ayakları büyüyordu çünkü…  

Ayaklarının altında binlerce yıllık feodal kültür eziliyordu.

Töreler eziliyordu.

Kadınları eve kapatan fikirler eziliyordu.

Adaletsizlik eziliyordu.

Kadını hürriyetsiz bırakan çağdışılık eziliyordu.

Karanlık eziliyordu ayaklarının altında…

Bir kadın, bir kadın yapıyordu bu hepsini…

***

O gün, Yıldız Kenter’i ilk defa görmüştüm.

Dünyanın en iyi ressamı olsam; bir kadının kaşlarını öyle çizer, yüzü öyle beyaz olur ve bakışları bazen öyle sert, bazen öyle yumuşak, bazen öyle nahif, bazen de öyle hüzünlü olurdu.  

Bir doğa olsam; suyun, nehrin, ağaçların, dalgaların, yağmurun, fırtınanın, zelzelenin ve heyelanın sesi, onun sesi gibi olurdu.

Şair olsam dizelerim o olurdu.

***

Fakat savaştaydı o…

Karanlığa karşı savaşta…

Ve kazanıyordu da…

Hep aydınlığın kazandığı gibi…

Zamanın haklı olanın yanında oluşu gibi…

Büyüyordu ve kazanıyordu.

Çünkü boyu otuz beş metre, ayakkabı numarası bin dört yüz otuz iki vardı.

Vardı evet…

Çünkü ben öyle görüyordum.

İnsanın, gördükleri vardır.

O güne kadar gördüğüm en büyük kadındı.

Başka türlü bu savaş nasıl verilebilirdi?

***

Atatürk…

“Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan, biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım.”

***

Atatürk’ün karanlığı ezişi gibi;

Altın sarısı renkli kıyafetiyle sahneyi arşınlayan kadın, karanlığı eziyordu.

Karanlıktan aydınlık çıkıyordu:

Devrimler gibi…

Özgürlük gibi…

Çağdaşlık gibi…

Ve güneş!

Altın sarısı bir güneş!

Bir yaz sabahı, tüm haşmetiyle doğan güneş gibi, altın sarısı kıyafet giymiş kadın, sahnede büyüyordu.

***

Bir gün Yıldız Kenter öldü.

Gözlerimi kapattım ve onu gördüm;

Altın sarısı kıyafetiyle;

Sessizce, gökyüzüne uçuyordu.

Bulut oluyordu.

Yağmur, hüzünle yağıyordu.

Sonra…

Gökkuşağı…

Kazanılmış bir savaşın verdiği huzurun rengarenkliği…

O zaman fark ettim:

Yıldız Kenter, ölmemişti.

 

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mevlüt SOYSAL yazıları
Anket
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
7.3237 TL 7.2945 TL
Euro
EURO
8.6134 TL 8.5790 TL

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA