Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 11.12.2019 SAAT 15:07:13
Advert
 
Hüseyin YUSUF

DİNDAR NESİL YETİŞTİRMEK

 

İnsanlığın, içinden geçmekte olduğu böylesine buhranlı ve zaman zaman farklı sıkıntılarla psikolojik çıkmazlar içerisinde bocaladığı bu denli girift yaşam koşullarında, dine ve dinin ahlaki temelli referanslarına belki de her zamankinden daha fazla ihtiyacı bulunmaktadır. Yaşadığımız toplumda ve saha çalışmalarının an itibariyle ortaya koyduğu verilerde, kendisini dindar/muhafazakâr olarak tanımlayan gençlerin oranının % 15’ler seviyesine gerilediğini müşahede edince, bir yerlerde bir şeylerin yanlış gittiğini görmemek için sanırım kör olmak gerekiyor.                                                                                                                    

               

Bu manada devletimizin en tepesinin hayallerinde ve dolayısı ile ifadelerinde kendisini gösteren “ dindar nesil yetiştirmek “ mefkûresini içinde yetiştiğim sosyal alan açısından saygı ve minnetle karşılamamam mümkün değil. Her türlü övgüyü hak eden bu ideale ceket iliklemekle birlikte, acaba dindar nesil yetiştirme mefkûresinden önce ahlaklı nesil yetiştirme çabası üzerine kafa yorsak daha mı hızlı bir ivme kazanırız diye düşünmeden edemiyorum.                                                                                                                                                                    

               

Medyada dikkatimi celbeden ve adeta kafama mıh gibi çakılan bir pankart.....Diyarbakır’da bir caminin önüne asılan pankartta “”çocuklarımıza ibadetleri öğretmeden önce ahlaklı olmayı öğretelim yoksa çocuklarımız namaz kılan bir hırsız, yalan söyleyen ve oruç tutan bir sapık , umreye ve hacca giden bir sahtekar, zekat veren , kurban kesen bir tefeci , şehadet getiren bir terörist olabilir”” diye yazıyordu. İşte acizane benim kanaatime göre de çözülmesi gereken asıl mesele bu....”Olabilir” ifadesiyle hitama eren bu söylemin hususiyetle Müslüman coğrafyalarda ne kadar olup ne kadar olmadığını sizin taktirinize bırakıyorum. Peki, almış olduğu sorumluluğu yerine getiremeyen bir Budist’i intihar etmeye sürükleyen ancak aynı şartlarda bazen bir Müslümandan istifa etme erdeminin bile beklenemediği bu durumu ahlaken nasıl izah edeceğiz.? Yada bizim gibi muazzam bir inanca sahip olmadığı halde bir Budist’e hayatını sona erdirmeye götüren motivasyonunun kaynağı ne.? Bana göre bunun kaynağı bugün postmodern bir tabirle mahalle baskısı diye ifade edilen ve nesilden nesile geçen, değer yargılarını eğitim anlamında kendi yaşantısıyla bir örnek olarak sunma yada sunamamadır. Yani samimiyettir.  Yani örnek olmaktır.

 

Resul- i Ekrem efendimiz dönemi de dahil olmak üzere dünya kültür tarihini incelediğimizde görülecektir ki büyük değişimler kaba ve softa kanunlarla değil ancak örnek olunarak elde edilebilmiştir. Zira efendimizde dahil bütün peygamberlerin ahlaki söylemleri tek bir düzlemde buluşuyor UTANMIYORSAN DİLEDİĞİNİ YAP........

 

Toplumlar ancak bu düsturla dönüşüme tabi tutulabilmiş ancak bu kuralla bir ve bütün hale getirilebilmiştir.                                          

 

Bir neslin ihyası mücadelesinde çıkış noktamız İslam akaidi, tebliğ etmemiz gereken İslami değerler ve yararlanmamız gereken bu tebliğ metodundaki hususiyetlerse şayet, o halde öncelikle örnek olma metodunu kullanmalıyız. Zira biliyoruz ki İslami tebliğ metodolojisinde hal ile tebliğ dil ile tebliğden daha efdal ve daha etkileyicidir.

 

İslamın özü olan ahlak ve ahlaki değerleri yaşantımızla yani hal-imizle örnek olarak sunmamız o denli önemlidir ki aksi takdirde toplumun genelinde ve yer yer maalesef muhafazakar mahallelerde de ateizme ve deizme kaymalar baş göstermektedir. Sonradan islamla müşerref olan birçok kişiden “iyiki müslüman olmadan önce islamı tanımışım” sözünü işitmişsinizdir. Çünkü Müslümanlar kendi değerlerine yaşantılarında yer vermezlerse söylemlerinin bir hükmü kalmıyor. Çünkü bir genç etrafında cereyan eden yanlışlara dedesinden işittiği islami bir duruş olan eliyle, diliyle veya kalben buğzederek tepki gösteren bir müslüman kalıbı göremeyince, tepkisini zaten çokta içselleştiremediği ve bilmediği dinin kendisine çeviriyor. Çünkü bir genç babaannesinden duyduğu “komşusu açken tok yatan bizden değildir” hadisini her yıl ramazan ayını umrede geçiren zengin akrabasının yaşantısında göremeyince, ona söylenecek sözün hükmü kalmıyor. Çünkü etrafında onca adaletsizlikler gören bir genç ebeveynlerinin bu durumu kader bahsiyle açıklamasını inandırıcı bulmuyor. Çünkü zaman zaman aynı mahallede ve aynı eğitimi alan genceler arasında sırf mensubiyetinden dolayı yaşanan statü yada gelir düzeyi farklılaşması gençlerin birbirine bazen de, diğerinin içinde yer aldığı değer yargıları iklimine düşman olmasına sebebiyet veriyor. Çünkü neslimize örnek olmamız gereken bizler yıllarca kabukla ilgilenirken işin özünü kaçırmışız. Çünkü kemiyetlerin tezahüratı karşısında keyfiyeti ikinci plana atmışız. Çünkü samimiyeti kaybetmişiz.

 

“Ey iman edenler, iman ediniz” yani samimi olunuz ayeti celilesinin muhatabı olan bizler parklarda, bahçelerde yada diğer sosyal alanlarda ve yahut son zamanlarda dansözlü kına gecelerinde nahoş tavırlarıyla karşılaştığımız başörtülü kızlarımızı içimiz paramparça olarak izleyince nasılda büyük laflar ediyoruz değil mi? Efendim biz başörtüsü mücadelesini kazandık ama tesettür mücadelesini kaybettik…. Sanki kaybeden sadece kızlarımız…… Sanki İslam’ın izzetinin daimi ve tek bekçisi onlar……

 

Nedir başörtüsü? Bir tesettür aracıdır değil mi? Nereye dayanıyor? Nur süresi 31.Ayete. Peki, ilk tesettür ayetinin erkeklere indiğini, Nur süresi 30.ayette “O mümin erkeklere söyle gözlerini haramdan sakınsınlar” emrini ve bu emrin kadınlardan önce erkeklere geldiğini kaçımız biliyoruz? İnançlı ve ahlaklı bir nesil yetiştirme gayretinde olması gereken bizlerden kaçımız buna uygun bir hayat yaşıyor ve kaçımız bu yaşantısıyla etrafına örnek oluyor. Kaçımız evlatlarına Cenabı Hakkın örtün emrinden muradının baştan önce kıçı örtmek olduğunu ve tesettürün sadece şekilden ibaret olmadığını anlatabildik.

 

Bu dejenerasyonda evlatlarımızın bir suçu yok. Çünkü Müslüman ebeveynler olarak hal-imizle örnek olmamız gereken hayatımızın çok da örnek alınabilecek hayat olmadığı ortada. Oysa konferanslarımızda bir sonuç olan başörtülü kızlarımızın içine düştüğü boşluğu değil bizleri ve onları bu duruma sürükleyen zemini tartışıyor olmalıydık. Oysa sol elle yemek yemeye gösterdiğimiz tepkiyi en az onun kadar haram yemeye de gösterebilmeliydik. Oysa bizim aynamız olan yavrularımıza karşı gösterdiğimiz refleksimizi, değer yargılarımızı yaralayan siyasetçilerimize, bürokratlarımıza, tüccarlarımıza, kanaat önderlerimize, şeyhlerimize yada kadim kültürümüz ve inancımızın çizdiği Müslüman protipine zarar veren her kişiye ve tavra gösterebilmeliydik.  

 

Müslümanlar üzerinde, içinde kâmil manada ahlakında var olduğu imanlı bir nesil yetiştirmek gibi bir sorumluluk bulunmaktadır. Bu neslin yetiştirilmesinde söylenecek çok söz var ama aslolan fiillerdir.

 

O halde bu kâinatın bir sahibinin olduğunu, yaptıklarımızın ve yapmamız gerekirken yapmadıklarımızın, söylediklerimizin ve söylememiz gerekirken söylemediklerimizin, velhasıl her şeyin hesabının ve bir hesap gününün olduğunu yaşantımızın her anında hissetmemiz ve karşı tarafa hissettirmemiz gerekiyor.

 

Bu suretle örnek olarak sunacağımız hayatımız, imanlı ve ahlaklı bir nesil yetiştirme noktasında çocuklarımızın üzerindeki en etkili ve yegâne eğitim metodumuz olacaktır.

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Hüseyin YUSUF yazıları
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.8179 TL 5.7946 TL
Euro
EURO
6.4430 TL 6.4173 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA