Advert Advert Advert Advert
Advert Advert
TARİH 22.01.2020 SAAT 02:24:53
Advert
 
Mehmet ÖZMEN

Siyanürü yasaklayınca sorun çözülecek mi?

Son dönemde en çok konuştuğumuz mesele şu bazıları toplu olarak yaşanan intihar olaylarıydı. Daha önce de dile getirmiştim, milletçe iyi değiliz. En küçük bir sorun da kendimizce çıkarım yapıyor, soluğu bir şekilde şiddete getiriyoruz…

Ya kendimize ya da çevremizdekilere zarar vererek.

Bu sıkıntıların temelini ekonomik sorunlar oluşturuyor.

Hala hafızamızda; İstanbul Fatih'te 4 kardeşin siyanürle toplu intihar etmesi hadisesi. İlk olarak ekonomik zorluklar çeken, iş bulamayan 4 kardeş intihar etmişti. Bu olayın ardından bu kez Antalya’da Selim Şimşek, internetten temin ettiği siyanürle eşi, oğlu ve kızını zehirlemiş, ardından intihar etmişti.

Geride bıraktığı notunda ise Şimşek 9 aydır çalışmadığını ve maddi zorluklar çektiklerini söylemişti.

Bu olaydan 4 gün sonra ekonomik krizin vurduğu iş adamı Bahattin Delen, İstanbul Bakırköy'deki evinde, eşi Zübeyde ve yedi yaşındaki çocukları Ali Delen'i siyanürle zehirledikten sonra intihar etmişti.

Bunlar toplu intihar vakalarıydı. Bir de bireysel olaylar var. Çok uzağa gitmeyelim, şehrimizdeki olayları yorumlayalım…

Kocaeli’de yaklaşık bir aylık zaman içinde tam 13 kişi intihar etmiş. Kimisi aile saadetinin olmaması, kimi de yine ekonomik gerekçelerle ölümü kurtuluş yolu olarak görmüş. Yaşananlar o kadar üst üste gelmiş ki, nereye gidiyoruz diye düşünmekten kendimi alamadım.

Emin olun, intihar etmek başka bir insanı öldürmekten daha zordur. Muhtemelen bilinç altına yerleşen “son çare” içgüdüsüyle bu dünyayı, sevdiklerini, maneviyatı geride bırakarak kendi canına kıymak çok zor bir karar olsa gerek. Sebeplerse elbette toplumsaldır.

Bir yerde devletsel…

Millet, devletine güvenir. Çünkü tutunacağı başka bir dal yoktur. Devletinin verdikleri ile yaşar, ailesini yaşatır. Aslında insan fıtratında kaçıp gitmek olmasa da isyan etmek vardır. Bu yüzden ben ekonomik gerekçelerle yaşanan intiharları hep kişilere ya da yönetim anlayışına karşı bir isyan olarak nitelendirmişimdir.

Sen devlet olarak rahat bir yaşam içindeyken milleti acziyete mahkum edersen ister istemez bunun toplumsal reaksiyonu olacaktır. Bu reaksiyon ya siyasi ya da dikkat çekecek başka bir şekilde olur. Millet bu noktada başka çıkar yolu kalmadığı psikolojisi ile ölümü tercih ediyorsa devletin sorumluluktan kurtulma şansı ve imkanı yoktur.

Şayet ülkenin ekonomik gerçekleri az ya da çok bir insanın ölümüne sebep olmuşsa devlet idaresi bundan kendini nasıl soyutlayabilir?..

Ekonomik gerekçeli intiharların sona ermesi için ülke yönetiminin acil olarak refleks göstermesi gerekir. Kısa, orta ve uzun vadede çözüm yolları ile devletin, milleti için var olduğunu hatırlaması artık kat’i bir zorunluluktur.

Yoksa siyanürün yasaklanmasını millete ekonomik tedbirmiş gibi sunamazsınız. Eğer devlet, var olması gereken milleti için yok hükmündeyse Şeyh Ebebali’nin hatırlatmasından uzaklaşmışız, hatta görmezden gelmişiz demektir.

Nedir o unuttuğumuz konu?

Beyler, devlet dediğimiz şey, milletin bir araya gelerek oluşturduğu genel bir birlikteliktir. Devletin varlığı, milletin yaşaması ve güçlü olmasına bağlıdır. Şeyh Edebali’nin Osmangazi’ye söylediği gibi “Ey oğul! İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözü koca bir imparatorluğun temelini teşkil eder. Bugünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti için de “Devlet-i Aliyye-i Osmaniye’nin devamıdır, biz Osmanlı torunuyuz” diyen insanların Edebali’nin “Milleti yaşat” düsturundan uzaklaştığını görmek, intihar vakalarını değersiz hale getirmeleri ya da olayları dikkatlerden kaçırmak için türlü konuları gündeme getirmek istemeleri emin olun milletten ters teper. O millet bu kez size yaşam hakkı vermez…

Unutulmamalıdır ki; devlet milletine hizmet için vardır. Millet güçlü olursa devlet de güçlü olur. Nasıl ki bir canlının yaşayabilmesi için kana ihtiyacı vardır, devletin de yaşayabilmesi için milletine ihtiyacının olduğu şüphesizdir. Canlılar bağışıklık sistemi güçlü olursa sağlıklı yasayabilir. Devletin de dimdik ayakta durabilmesi ve güçlü olabilmesi, milletin güçlü, sağlıklı olmasına bağlıdır.

O yüzden siyanürün yasaklanması gibi suni çözümler yerine daha net işlerle görevimizi yerine getirmemiz gerekir.

 

 

Bu meslek kadınlara çok yakışıyor

 

 

Kadınların sadece iş hayatının içinde değil, aynı zamanda yönetim kademesinde de yer almasını önemsemişimdir. Ancak bazı meslekler var ki, kadınlara daha fazla yakıştırıyorum.

Özellikle polis üniformasını bir kadının üzerinde görmek, hele ki o kadının emniyet teşkilatının çok önemli bir görevine getirilmesine şahitlik etmek benim açımdan büyük keyif…

Bu anlamda Darıca İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne atanan İlçe Emniyet Müdürü Şaheser Şen’in de yeni görev yerinde başarılı işlere imza atacağına inanıyorum.

Evet, sadece emniyet müdürlüğünde değil, milletvekilliği başta olmak üzere valilik, kaymakamlık ve diğer bütün unsurlarda kadın ciddiyeti ve özelliğinin değerlendirilmesinin faydalı olacağını düşünüyorum.

 

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mehmet ÖZMEN yazıları
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.9386 TL 5.9149 TL
Euro
EURO
6.5897 TL 6.5634 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA