Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 11.07.2020 SAAT 20:44:32
Advert
Advert Advert
 
Mehmet ÖZMEN

Yerli ve millilik üzerine…

Kimileri bizzat okuyarak ve dinleyerek, kimileri de çevrilen filminden bilirdi, Devrim arabalarını…

Dönemin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, yerli otomobil konusunun ilk olarak gündeme geldiği dönemlerde şöyle bir açıklama yapmıştı:

“İkinci DEVRİM’i yapan kazanır…”

Görkemli bir hedef ve beklentiydi bu. Evet, Türkiye’nin bir otomobil üretim hamlesi vardı.

Kısaca ‘Devrim’den söz edelim isterseniz…

Devrim Arabaları Projesi, dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği toplantısında dile getirdiği Türk otomobili üretme isteğiyle beraber 1961 yılında adım atılmış projeydi.

Proje; Meclis’e sunulduktan sonra yapım için yaklaşık 4 buçuk aylık dönem söz konusuydu. TCDD işin yapımını üstlenmişti. Eskişehir’deki fabrikası bu iş için en uygun olan yerdi. Toplam 1 milyon 400 bin lira ödenek ayrıldı. Yapılacak aracın teslim tarihi 29 Ekim 1961’di. Çok az sayıdaki insan bu işin yapılabileceğine inanıyordu. Proje ülkemiz açısından büyük bir devrim olarak görüldüğünden aracın adına da DEVRİM denildi…

Emin Bozoğlu, projenin önündeki bürokratik engelleri kaldırıyor, görevli 20 mühendis üzerindeki psikolojik baskı altında kalmasının önüne geçiyordu.

Çalışmalar başladı, araçta kullanılacak tüm parçalar tek tek üretildi. Genel Müdür Yardımcısı Emin Bozoğlu başkanlığındaki ekipte, Fabrikalar Dairesi Başkanı Orhan Alp, Cer Dairesi Başkanı Hakkı Tomsu, Cer Dairesi Başkan Yardımcısı Nurettin Erguvanlı, Eskişehir Demiryolu Fabrikaları Müdürü Mustafa Ersoy, Adapazarı Demiryolu Fabrikası Müdürü Celal Taner, Ankara Demiryolu Fabrikası Müdürü Mehmet Nöker’e ek olarak iki de emekli subay vardı.

Hazırlanış tarzını öyle uzun uzadıya anlatmaya gerek yok. Şu kadarını bilin ki, her günü ayrı bir meşakkat ve aşkla geçirildi sürenin. Yerli ve milli düşünce ile hazırlanan iki devrim arabası, trenle Ankara’ya ulaştırıldı. Manevranın sağlanması için depolarına sadece birkaç litre benzin konuldu. Arabalara asıl benzin transferi Sıhhiye’de Mobil Benzin İstasyonundan yapılacak ve ardından arabalar meclise devam edecekti.

29 Ekim sabahında araç ilk kez kullanıma başladı. Rivayet o ki, arabalara eşlik edenlerin benzin ikmalinden haberleri olmadığı için benzin dolumu unutuldu. Arabalar Meclis’in önüne geldiğinde durum anlaşıldı ve 1. arabaya benzin konuldu. Fakat 2. araca benzin ikmali yapılırken Cemal Paşa’nın “Neler oluyor?” sorusuna direksiyonda bulunan Yüksek Mühendis Rıfat Serdaroğlu “Paşam, benzin bitti” cevabını verdi. En sonunda araçlara benzin ikmali yapıldı. Böylece Cemal Paşa, Anıtkabir’e doğru 1 numaralı araçla seyahat etti ve arabadan indikten sonra şu meşhur “Batı kafasıyla otomobil yaptınız, ama doğu kafasıyla benzin ikmalini unuttunuz” sözünü söyledi.

Ve medya devreye girdi. Ertesi gün bütün gazeteler de söz birliği etmişçesine Devrim arabası ile ilgili “100 metre gitti, bozuldu” manşetini attı. Fakat 2 numaralı aracın ilk gün hipodromda yaptığı törenden veya Cemal Gürsel’in Anıtkabir’e bir başka “Devrim” ile gittiğinden hiç bahsedilmedi.

Bütün bu geceli gündüzlü çalışmalar sonunda tamamlanan Türk Devrim Arabası, ülke tarihindeki en önemli sanayi girişimlerinden biri olmasına rağmen daha çok deposuna benzin konulmasının unutulmasıyla ün yaptı.

***

Ve aradan geçti, tam 58 yıl…

Türkiye geçen sürede artık yeniden yerli araç üretimine başlıyor. 5 büyük firma bir araya geldi, devletin de büyük desteği ile konunun işleyişi sağlandı. En nihayetinde ülke tarihi için büyük bir dönüm olacağı belirtilen aracın prototipi hazırlandı.

Fabrika, tüm teknolojik yeniliğin sağlanacağı Gebze’deki Bilişim Vadisi’ni kuruldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü Gebze’ye gelip bu aracı test edecekti. Her ne kadar program iptal edildi bilgisi geldiyse de bu buluşmanın en kısa sürede yapılması planlanıyor. Zannımca ay sonunda ya da ocak ayı başında yapılması planlanan “Reis” sınıfı denizaltının denize indirilme töreni ile bu yerli otomobilin testi edilişi aynı güne denk getirilecek.

Ayrıca Erdoğan’ın, Beştepe’de konuklarını ağırladığı sırada “Yerli ve milli bir üretim” diyerek tanıttığı 108 metrekarelik dev Hereke halısını imal eden çalışanlarla bir araya geleceğini de unutmayalım.

Yani bu dönemde hem yerli ve milli “Reis” sınıfı denizaltı denize indirilecek, hem yerli ve milli elektrikli otomobilin testi yapılacak ve hem de yerli ve milli Hereke halısını dokuyan çalışanlar selamlanacak.

 

TEKRAR YERLİ OTOMOBİLE DÖNECEK OLURSAK…

Türkiye ilk kez böylesine büyük bir gurur yaşıyor. Nihat Ergün’ün “İkinci Devrim’i yapan kazanır” sözünden hareket edecek olursak, Ortak Girişim Grubu’nda yer alan kuruluşların sahipleri böyle bir çalışma ile her zaman yad edileceklerdir…

Bakmayın siz “Bu araç ne yerli ne de milli” diyenlerin safsatalarına. Onlar düne kadar ‘Bunu yapamazsınız’ diyen insanlar değil miydi? Gezi Parkı’nda dört tane ağaç bahanesi ile terör estirirken, üçüncü havalimanının, üçüncü köprünün yapımını durdurun diyen tipler değil miydi?…

***

2011 seçim sürecinde Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim afişlerinde ve hedef videolarında kullandığı şu cümleyi önemsediğimi bilin: “Kendi uçağını, kendi otomobilini üreten bir Türkiye olacağız…”

Bakın burası çok önemli. Türkiye bugün savunma sanayisinde çok önemli hamleler yapıyor. Yerli ve milli üretim olan tank ve helikopterlerden sonra silahlı ve silahsız insansız hava araçları üretildi. Sırada yerli savaş uçağı projesi var. Üstelik tüm detaylarıyla, yeni yazılımla dahi milli olan bir savaş uçağından söz ediyoruz…

Şimdi bunlara bu kez de yerli ve milli otomobili ekliyoruz. Prototipi hazır, test sürüşü kısa sürede yapılacak.

***

Başta kısaca anlatmaya çalıştığım “Devrim Arabası” ile ilgili hazırlanan filmde kullanılan şu cümle aslında her şeyi özetliyor:

“Bu devlet için hizmet eden herkese elbette ki bu fedakârlığının cezası verilecektir…”

Artık bu cezayı vermeye çalışan zihniyete karşı da mücadele vermek zorundayız. Dışa bağımlı bir Türkiye kimseye fayda sağlamıyor. Geleceğe yürüyen büyük bir devlet olmak istiyorsak, yerelden genele tüm unsurları ile yerli ve milli detaylara dikkat etmeliyiz. Sonrası zaten kendiliğinden gelecektir.

 

 

 

2023 felsefesi

 

 

AK Parti, siyasi partiler arasında hedef koyma ve o hedef istikametinde yürüme alışkınlığı olan belki de tek partiydi.

Özellikle cumhuriyetin ilanının 100’üncü yılı dolayısıyla belirlenen 2023 hedefi artık herkesin dilinde.

Tamam, bu 2023 kelamını siyasi mecrada ilk olarak kullanan MHP lideri Devlet Bahçeli’dir. Ancak hiç böylesine ses getirir tarzda yapamamıştı bunu. Derken AK Parti önce 2023, ardından 2053 ve 2071 hedefleri ile öne çıktı. Bu hedefler Türkiye’nin belki de geleceğine yönelik atılan en görkemli adımdı.

Derken şimdi de CHP böyle bir hedefle karşımıza çıktı. Partinin Darıca örgütü, pazar günü yapılacak kongreleri öncesinde bir davetiye paylaşmış ve 2023 yılını hedef göstererek, üzerine “Cumhuriyetin 100. yılında Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı” mesajı düşülmüş.

Çok ilginç geldi bana. Siyasi partilerimiz artık hedef koyuyor.

Güzel bir şey…

 

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mehmet ÖZMEN yazıları
Anket
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
6.8741 TL 6.8466 TL
Euro
EURO
7.7564 TL 7.7255 TL

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA