Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 24.02.2020 SAAT 23:43:26
Advert
 
Mehmet ÖZMEN

Nerde o eski imamlar!

 

İmam denilince bizim halkımızın güven duygusu birden zirve yapar. Çünkü insanları günde beş vakit miraca davet eden, Ramazan ayının coşkusunu teravihlerde cemaate yaşatan, dahası her yaz döneminde insanların çocuklarını eğitim amacı ile teslim ettiği kişilerdir o imamlar…

Her yıl Ramazan ayı yaklaşınca klişe bir söz kullanılır. Herkes aynı telden çalar. Neydi o söz;

“Nerde o eski Ramazanlar…”

Ben de diyorum ki, “Nerde o eski imamlar…”

Eskiden bu iş eğitim amaçlıydı. İmamlarımız maaşını alır, çalışır, eğitir ve birinci derecede amaca hizmet ederdi. Sonra o dönemlerdeki imamların çok büyük bir bölümü hafızdı.

Ne müftümüz, ne imamlarımız, ne sendikacılar…

Hiç kimse kusura bakmasın. Bu dönemde imamlık yalnızca meslek olarak yapılıyor. Yani bir gelir kapısı. Kazançları elbette haram değil, ancak tartışılan bir konu var ise bunu gündeme getirmek de boynumuzun borcudur. Tıpkı Saadet Partisi İl Başkanı Zafer Mutlu’nun yaptığı gibi…

***

Zafer Bey çok güzel bir açıklama yapmış. Başiskele Belediyesi’nin, 14 taşınmazının müftülüğe bedelsiz tahsisi ile ilgili olarak hayır oyu verdiklerini söyleyip, “İmamın başka yerde evi varsa, mali sorunu da yoksa bu kişiye ücretsiz sosyal tesis sağlamak doğru değildir” demiş.

Son günlerde duyduğum en güzel, en yerinde açıklama…

Zafer Mutlu yerden göğe kadar haklı. Eğer bir imamın evi var ise ve kazancı da hayatını idame ettirecek kadarsa o kişiye sosyal tesis icat etmeye çabalamak hatalıdır. Ben de Zafer Mutlu’nun dikkat çektiği, “İmam diye sosyal tesis vermek şart değil” mantığını savunuyor ve destekliyorum…

Sevgili başkanı da böylesine önemli ve siyasi olarak riskli olmasına rağmen açıklamasını yerinde bulduğu söylüyorum. Kendisini alkışlıyorum.

 

BİR DE EMEKLİLER VAR

Kocaeli İl Müftülüğü’ne açık bir şekilde çağrımdır. Kent genelinde ne kadar bir şekilde görev alan, bu görevleri vesilesiyle de sosyal tesis imkanlarından istifade eden emekli imam varsa tespit etmeliler.

Ben son derece muhafazakar bir insanım. Adına talep diyelim. Müftü bey ile bir süre önce yaptığımız görüşmede “bu araştırma talebimi” kendisine iletmiş, menfi ya da müspet sonuç temin edildiğinde dönüş talep etmiştim. Ancak bu zamana kadar bir geri dönüş olmadı. Hani o “talep” konusu nasıl sonuçlandı, bilemiyorum…

Her ne kadar bu geri dönüş henüz sağlanmamış ise de müftü beyin açıkçası işinin ehli bir bürokrat olduğu fikrine ben sahip oldum. Kendisini bir şekilde tekrar görevlendirilen emekli imamlara tanınan konut imkanı nedeniyle göreve davet ediyorum. Bunun önüne geçilmesi için çaba gösterilmesini arzu ediyorum. Zafer Mutlu’nun söylediği gibi, bir kişi imam olduğu ya da zamanında imamlık yaptığı için bu imkanlar tanınacaksa bunun adı yalnızca insan hakları ihlali olabilir.

Bu ihlalin manevi hayatımızdaki dile getiriliş tarzı ise “kul hakkı”dır…

O tesisi ihtiyacı olan başka bir din görevlisine vermek bile kısa vadede özel bir çözümdür. Ancak emekliliğini istemiş ve almış, sonradan bir şekilde farklı bir görev verilerek yeniden maaşa bağlanmış, yetmemiş bir de sosyal tesis imkanı sağlanmış…

Ve bütün bu ayarsızlık camilerin dernekleri marifetiyle yapılmış…

Milliyetçi muhafazakar bir birey olarak çok ağır ifade ediyorum. İşte böyle bir durumla ilgili gelen şikayetler hakkında bizim müftülüğümüz çare üretmeyecekse, emin olun ne aldığımız abdestimizden, ne de kıldığımız namazdan emin olmayalım.

 

 

 

CHP il kongresi neden Yunus Emre’de?

 

 

CHP büyük bir parti. Fakat büyüklüğünü partinin yöneticilerinden ya da on yıllardır iktidara hasret kalmasından değil, Atatürk tarafından kurulmasından alıyor.

Bu partinin en büyük eksikliği coşkusunun olmayışıdır. Aslında bunun için imkan da sağlanmıyor.

Partinin bir kere en çok bütünleşeceği ortamlar özel toplantılardır. Bazen divan ya da danışma toplantıları, artık adına her ne diyorsanız artık, CHP için bu ya da benzeri toplantılar coşkunun sağlanabilmesi adına ideal ortamlar oluşturabilir.

Mesela kongreler…

Kongrelerinde yeri göğü inleten bir gençlik potansiyelini hangi ilçede gördünüz?

Tabi o gençleri ya da heyecanı coşturacak ortamlar da önemli. Örneğin siz en büyük gövde gösterisi imkanı olan il kongrenizi koltuk sayısı, delege sayısından daha az bir salonda yaparsınız, o coşkuyu bulma şansımız olmayabilir…

Bu anlamda CHP’nin il kongresini Yunus Emre Nikah Salonu’nda yapacağını açıklaması sonrasında gelen tepkileri normal buluyorum. Ana muhalefet partimizin il kongreleri, yerin göğün inlediği toplantılar olmalı.

Diye yazmıştım ki;

Kongrenin yapılacağı yer değişti…

Zararın neresinden dönülürse dönülsün kardır.

 

 

 

Bu taleplere sendika ne diyecek acaba?

 

 

Daha önce de ifade etmiştim. Metal sektöründeki anlaşmazlık sonrasında iş artık işçi eylemlerine kadar geldi.

Olay bu noktaya erişince işveren sendikası buyurmuşlar, zam tekliflerini yüzde 6’dan 8’e yükseltmişler.

Sonra da bahşettikleri iki puandan sonra anlaşmazlığın ana gerekçesi olan taleplerini birbiri ardına tekrar sıralama gereği duymuşlar. Neymiş o talepler şimdi ona bakalım…

n Rekabet ettiğimiz ülkelerde 3 yıldan başlayıp 5-6 yıla çıkan sözleşmeler var. 2 yılda bir toplu iş sözleşmesi masasında olmamız nedeniyle yatırımcılar iki yıl sonrasını göremiyor.

Allah adını vererek soruyorum, bu metal işvereni kendini mi düşünüyor, yoksa işçiyi mi? Bu nasıl bir izahtır. “Ben iki yıl sonrasını göremiyorum” demek rekabetin değil, sömürünün gereğidir. Hem işçiye yüzde 8 zam teklif edip, diğer yılları enflasyona bağlamak hem de el altından 6 yıllık sözleşmeleri örnek göstermek, vicdansızlığın daniskasıdır.

n Esnek çalışma modellerinin uygulanmasını ve çalışma sürelerinin piyasadaki dalgalanmalara göre belirlenmesini istiyoruz. Esnek çalışma sayesinde işletmeler istihdamı artırabiliyor.

Kardeşim; iş yerinde mola veren çalışana ikram edilen çayın kaç bardak olduğunu sorgulamıyorsunuz. Ağızlardan neden bu kadar basit çıkıyor bu iş, anlamakta zorlanıyorum. Ayrıca aynı talep içinde bulunan denkleştirme süresinin çalışanın onayı aranmadan 4 ay olarak uygulanmasını, deneme süresinin de yine 4 aya fitlenmesinin de hak gaspından öte bir anlamı yoktur.

Gelelim en önemli konuya. Ne buyurmuşlar bakın!

n Çalışanların iş performansını gözetmeden ikramiye veren tek ülke biziz. Performanstan bağımsız ikramiye verilmesi iş yerinde adaleti bozuyor. İkramiyenin fiili çalışma süresine göre yıl sonunda ödenmesini öneriyoruz.

Yani işçinin bir kazancı var, adına ikramiye demişler, patron takımı gözünü buna bile dikti. İkramiyenin iş barışını bozduğunu hangi engin zeka sahibi arkadaş düşünmüş, ben merak etmiyor değilim.

Daha önce söylediğim konuyu tekrar ediyorum. Bu girişimlerin elbette tek bir sebebi olabilir. O da kârdan zarar etmemek…

Sendikalar yüzde 2’lik artışı yeterli görür mü bilmiyorum.

Ancak olası bir sıkıntıya karşı bize düşen vicdanları göreve davet etmektir…

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mehmet ÖZMEN yazıları
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
6.1586 TL 6.1340 TL
Euro
EURO
6.6629 TL 6.6363 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA