Advert Advert Advert
Advert Advert
Advert
TARİH 07.04.2020 SAAT 13:16:49
Advert
Advert
 
Mevlüt SOYSAL

Ali Güney ve İzmit kongresi

EN zoru da, seçime çok kısa bir süre kala mevcut başkanın belediye başkan adaylığı nedeniyle istifa etmesinin ardından başkanlık koltuğuna oturmaktır…

Başkan adayının belirlenmesinde dahliniz yoktur…

Meclis üyelerinin belirlenmesinde etkiniz olmamıştır…

Yönetim kurulu üyeleri sizin kararınızla o koltuğa oturmamıştır…

***

AK Parti İzmit İlçe Başkanı Ali Güney, işte böyle zor bir süreçte ilçe başkanlığı koltuğuna oturmuş ve bu zorluklar da devam etmektedir.

Peki, nereye kadar devam edecektir?

Kongreye kadar…

Şundan eminim:

Bir ilçe başkanının gücü kongre ile sağlanır.

Bir ilçe başkanı, “seçilmiş” olduğunda belirleyici olur.

Çünkü genel merkezden milletvekillerine, mahalle temsilcilerinden en önemlisi, tabana kadar… Bu kitlenin desteğini gerçek anlamda kongre ile alır.

“Ali Kardeş”, ancak kongre ile “Ali Başkan” olur.

***

Açıkça ifade edeyim:

Atanmış ilçe başkanları, “yarım” ilçe başkanlarıdır. Çünkü malum, seçilmiş bir başkan vardır ve atanmış olan, bir parça da olsa onun yerine vekalet ediyordur.

Atanmış başkana kent de “vekil” olarak bakar…

Tabanı da öyle…

Yönettiği meclis üyeleri de öyle…

Rakipleri de öyle…

Seçilmek ise onu “gerçekten” başkan yapar.

Genel merkezin desteğini arkasına almış, delegelerin oyunu kazanmış, yönetim kurulunun oluşmasında süreci yönetmiş bir isim daha güçlü olur.

***

AK Parti İzmit İlçe Başkanı Ali Güney, başarılı bir dönem geçirdi.

Bir yıllık başkanlığında pozitif, güven veren, mütevazı, saygın, olgun, parti içinde kimseyi ötekileştirmeyen, her gurubun güvenini kazanan, kendini hızla geliştiren bir görüntüdeydi.

Fakat en nihayetinde, “atanmış bir başkan” Güney…

22 Şubat’taki kongrede seçilmesinin ardından “daha güçlü” bir Ali Güney göreceğimizden hiç şüphem yok…

Parti içindeki çatlak sesleri daha hızlı önleyen;

Kentteki politik süreci daha iyi yöneten bir Ali Güney…

Hatta gerçek Ali Güney, eminim ki kongreden sonra ortaya çıkacaktır.

Başarılar dilerim.

 

 

Hangi yöntem doğru?

 

AK Parti’nin kongre süreçlerini ikiye ayırırım hep…

Daha önce de yazdım…

İlk yarı…

Yani, 2009-2010’a kadar olan süreç…

Mahallelerde delegeler belirlenirdi ve o delegeler için “başkana yakın” şartı aranmazdı. Etkin olan, çalışkan olan, çevresi geniş olan, sevilen, sayılan isim delege olurdu.

Ve sonra seçime gidilirdi.

O delegeler ilçe başkanını, seçilen ilçe başkanının listesinde olan delegeler de il başkanını ve yönetimini belirlerdi.

Seçim bir rekabettir…

Rekabet de kalite ve niteliği getirir…

Seçilen, onu seçen delegelere karşı sorumlu olduğundan, tabandan asla ve asla kopmaz. Koparsa, bir sonraki kongrede kapının önüne koyulur.

***

Seçim aynı zamanda “tartışma” demektir kuşkusuz… Hatta gerginlik, hatta kavga…

AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da bazı kongrelerdeki gerginlikten rahatsız olunca, “Milli Görüş yöntemi”ne yakın bir yöntemle kongre süreçlerini hayata geçirdi.

Öncelikle Milli Görüşü anlatayım:

İstişare ekibi… Yani, parti yöneticileri – kanaat önderleri tahtaya başkanlık için adı geçen isimleri yazar. Sandık kurulur ve oy kullanma hakkı bulunan kişiler de kağıda üç isim yazıp sandığa atar. İlk ismin puanı 3, ikinci ismin puanı 2, üçüncü ismin puanı da 1’dir. Ve puanlar toplanır. İlk üç isim genel merkeze gider. Genel merkez de yapılan mülakatın ardından il başkanını belirler. Daha sonra ise prosedür gereği kongre gerçekleşir ve genel merkez tarafından belirlenen isim tek aday olarak girdiği kongreyi kazanır.

***

AK Parti’deki sistem Milli Görüşle yüzde yüz aynı değil kuşkusuz…

Fakat çok benziyorlar.

AK Parti’de de genel merkezden bir isim kanaat önderleriyle – partililerle görüşme yapıyor. Öne çıkan isimleri Ankara’ya sunuyor. Ankara da bu isimleri mülakata tabi tutuyor. Belirlenen isim için prosedür gereği kongre yapılıyor.

***

Fakat bu Milli Görüş yöntemi uygulanırken bir gerçek atlanıyor.

Milli Görüş bir dar ekibin partisi… AK Parti, toplumun tüm kılcal damarlarına ulaşmış bir parti…

Milli Görüş ideolojik bir parti… AK Parti ise geniş bir kesimi içinde barındıran muhafazakarlığı ve demokratlığı temel almış bir merkez partisi…

Milli Görüş iktidar değil… AK Parti ise iktidar ve bu yüzden teşkilat noktasında hep canlı ve motive olması gerekiyor.

***

İçinde olduğumuz ay, AK Parti’de de kongre süreci başlıyor…

Acaba son yıllarda tabanın bir bölümünü rahatsız eden “tepeden belirleme”, yerini “mahalleden belirleme”ye bırakacak mı?

Tavanın belirlediği “yönetim kurulları” yerine, mahallelerin – sokağın söz sahibi olduğu yönetimler oluşacak mı?

Kimi zaman yarışların gergin geçmesine karşın “rekabet başarı getirir” anlayışıyla partililerin yarış yapmasının önü açılacak mı?

Kısaca…

AK Parti eskiye dönecek mi?

***

Ve fakat şunu ifade edeyim:

“Hangisi doğru?” sorusuna net bir yanıt veremem…

Kuşkusuz ki iki yöntemin de doğruları, iki yöntemin de yanlışları var.

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mevlüt SOYSAL yazıları
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
6.7773 TL 6.7502 TL
Euro
EURO
7.3231 TL 7.2939 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA