Advert Advert Advert
Advert Advert
Advert
TARİH 07.04.2020 SAAT 11:59:44
Advert
Advert
 
Mevlüt SOYSAL

O bir okyanus

 

ATATÜRK’ü büyük bir okyanus olarak görüp yelkenlimle o devasa sulara açılmaktan haz duyarım. Her açılışımda yeni yeni renklere, yeni yeni dünyalara tanık olurum.  Bu yolculukları yalnızca Atatürk’ü anlamak hedefiyle değil, aynı zamanda “kişisel bir gelişim” amacıyla çıkarım. O yolculuklarda büyürüm.

Bir deha Atatürk!

İmkânsız olan onca şeyi imkânlı hale getirmiş bir lider!

Yıkılmış bir Osmanlı’nın küllerinden güçlü bir Türkiye meydana getiren… Padişah’a, halifeye bağlı bir toplumun tek temsil yerini Meclis yapan… Toplu iğneye muhtaç bir ülkeye uçak ürettiren… Devrimler yapan… Pencereden başını dahi çıkaramayan kadına seçme ve seçilme hakkı veren…

İşte, açıldığım okyanus bana onu anlatır.

Ve ben o okyanusta öğrenirim yaşamı…

Başarı için, koyulan hedefe ulaşmak için yapılması gerekenleri…

Ondan öğrenirim.

***

Rauf Orbay ve Refet Bele… Atatürk’ün silah arkadaşları… Üç kişinin de birbirlerine olan saygısı ve inancı bir dönem büyüktü.

Rauf Orbay, 1 Kasım1922’de saltanat kaldırılmadan önce Atatürk’le konuşmak ister; Refet Bele’nin de olduğu evde Atatürk’e şöyle der:

“Meclis, saltanat makamının belki de hilâfetin ortadan kaldırılması görüşünün benimsenmiş olduğu endişesiyle üzgündür. Sizden ve sizin ileride benimseyeceğiniz tutumdan şüphe etmektedir. Bu bakımdan meclise ve dolayısıyla, millet kamuoyuna güven vermeniz gerektiğine inanıyorum.”

Ve sonra devam eder… Saltanat ve hilafete vicdanıyla bağlı olduğunu söyler… Özellikle saltanatla alakalı, “Ben nankör değilim ve olmam” cümlesini kurar… “Padişaha bağlılık borcumdur. Halifeye bağlılığım ise, terbiyem gereğidir.”

Peki, Refet Bele ne der?

“Rauf Bey’in düşünce ve görüşlerinin hepsine katılırım. Gerçekten de bizde padişahlıktan ve halifelikten başka bir idare şekli söz konusu olamaz.”

Sohbet sabaha kadar sürer…

Atatürk, “Bu meseleler bugünün konusu değil” deyince, Rauf Bey bunu bir geri adım olarak algılar, hatta muhaliflerin başarısı olduğunu ifade eder. Atatürk de, silah arkadaşlarına söylediklerini mecliste tekrarlar… Fakat eski bir defteri de açar… Çünkü eski defterde, Rauf Orbay ve Refet Bele’nin saltanatın kaldırılmasına ilk etapta sıcak baktığı yazıyordur.

Der ki:

“Efendiler, o tarihe ait Meclis tutanaklarında görüldüğü üzere, Rauf Bey kürsüden bir iki defa görüştü ve hatta saltanatın kaldırıldığı günün bayram olarak kabul edilmesi teklifini de ortaya attı.”

Ve sorar:

“Rauf Bey eski inanç ve görüşlerini değiştirmiş miydi? Yoksa bu görüşlerinde esasen samimî değil miydi?”

***

Ve hazırlanan kanun tasarısı “oy birliği” ile geçer…

***

O okyanus bana çok şey öğretir…

Atatürk’ün okyanusu…

Sorarım:

Mustafa Kemal eğer taviz verseydi, eski yol arkadaşlarının kendisini terk etmemesi için hedeflerini öteleseydi, Atatürk, bugün tüm dünyanın gözünde “deha” kabul edilir miydi?

Derim ki kendi kendime:

Zaman yok! Hedef beklemez…

Derim ki kendime:

Hiç beklemeden, koş!

Ve koşarken, seni yavaşlatmak isteyenleri sırtından at!

Bir okyanustur Atatürk…

Her açılışımda yeni yeni renkler…

Ve öğrenirim hep, yaşama dair bir şeyler…

 

 

Atatürk İzmit’teyken

dağıtılan bildiri

 

ATATÜRK’e göre, saltanatın kaldırılması ve hilâfet makamının yetkisiz kalışının ardından, halkla yakından temasa geçmek, halkın içinde bulunduğu psikolojiyi, düşünce ve eğilimleri incelemek önemli hale gelir…  Ve batı Anadolu gezisi başlar…

Eskişehir’den başlayarak, İzmit, Bursa, İzmir ve Balıkesir’de toplantılar yapar… Halktan kendisine serbestçe sorular sormasını ister… İzmit’te gazetecilerle bir araya gelir ve cumhuriyet fikrini ortaya koyar…

Fakat 1 Kasım’da saltanat kaldırıldığından, bir takım hocalar, “Müslüman kamuoyu şüphe ve üzüntülere düşmüştür” diyerek çeşitli faaliyetlere geçer… Hatta Afyonkarahisar Milletvekili Hoca Şükrü imzasıyla “İslâm Hilâfeti ve Büyük Millet Meclisi” adıyla bir broşür yayınlanır…

Nutuk’ta şöyle yazar Atatürk:

“Bu broşürün, Ankara’da 15 Ocak 1923 tarihinde yayınlandığı ve bütün milletvekillerine dağıtıldığı, bana İzmit’te bildirildi. Broşürün üzerine sadece 1339 (1923) yılı yazılmıştı. Fakat, broşürün daha ben Ankara’da iken hazırlanıp bastırıldığı ve benim Ankara’dan ayrılış tarihim olan 14 Ocak 1923 gününün ertesinde ortaya çıkarıldığı anlaşılmıştı.”

Bu bildiri ve benzer muhalif görüşler Atatürk’ü daha da motive etmiş olacak ki, çağdaşlık adına atılan adımlar daha da hızlanır. Saltanattan sonra, hilafet de kaldırılır.

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mevlüt SOYSAL yazıları
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
6.7773 TL 6.7502 TL
Euro
EURO
7.3231 TL 7.2939 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA