Advert Advert Advert
Advert Advert
Advert
TARİH 28.09.2020 SAAT 20:59:34
Advert
 

İmam ne ki cemaat ne olsun!

 

YEREL seçimler tamamlandığında özellikle İstanbul seçimleri kesinlik kazandığında “Kazananı tebrik etmek gerek ama İstanbul’lun başı çok ağrıyacak” demiştim.

O dönemde herkes bana siyasi görüşümün farklı olması sebebi ile “yanlı” bir değerlendiğime yaptığımı söylemişti.

Zaten gelin görün ki İmamoğlu’nun seçim sürecinde yaptıkları benim bu haklı çıkartıyordu.

Neyse geçmişi değil şimdiyi konuşalım.

Sizce de Ekrem İmamoğlu geride kalan sekiz aylık başkanlık süreci ile birileri ile kapışmıyor mu?

Birileri ile dedi isem yanlış anlaşılma olmasın; icraatları ile her fırsatta önceki dönem AK Parti’li meslektaşı ile yarışmıyor tam aksine yapmadıkları ve saçma sapan hareketleri ile partisinin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yarışıyor.

Yazdıklarımı parti gözetmeksizin tarafsızca okuyup değerlendirmenizi rica ediyorum.

Meselenin özünü kavramak için İmamoğlu’nun sekiz aylık sürecine birlikte göz atalım.

Bu noktadan sonra okuyacaklarınız ‘’Kimden siyasetçi olmaz?’’ sorusunun tam anlamı ile cevabını verecek.

Siyaset akıl, zeka ve irade işidir, birilerinin yönlendirmesi ile oraya buraya savrulanlardan siyasetçi olmaz, olmamalıdır.

Hani siyasetçi olmayı daha doğrusu başarılı bir siyasetçi de olması gereken en önemli unsuru akıldır dedim ya…

İmamoğlu’nda bu özellik var mı şimdi siz karar verin.

Hiçbir akıllı bir siyasetçi,İstanbul’lunun en önemli gereksinimlerinden biri olan temiz su arıtma tesisini iptal eder mi?

Hadi onu da boş verin üstüne üstlük insanlar ile alay edip ‘’Temel atmama töreni düzenliyorum, yapraklar bile beni alkışlıyor’’ der mi, İmamoğlu dedi.

Hiçbir akıllı siyasetçi, kendinden önceki belediye başkanını saplantı haline getirip rakibinin medyaya ödediği reklam harcamalarını kendisine yakın medya kuruluşlarına sızdırarak kendisine kredi kazanmaya çalışmazdı, İmamoğlu yaptı.

Hiçbir akıllı siyasetçi,  rakibini eleştirdiği bir konuda bu tarz sızdırma eylemi gerçekleştirdikten hemen sonra yine kendi medyasına rakibine aktardığını söylediği paranın iki üç katını aktarmazdı.

Mesela Cumhuriyet gazetesine aylık 400 bin lira para aktarımı yapmazdı, İmamoğlu yaptı.

 

Hiçbir akıllı siyasetçi, kendinden önceki belediye başkanının sanatçılara ödediği ücretleri açıklamazdı. Açıklama hatası yapmış olsa bile, sadece yılbaşında kendisine yakın sanatçılara 50 milyon lira para ödemezdi, İmamoğlu ödedi.

 

Ve gelelim en önemli fiyaskoya…

Hiçbir akıllı siyasetçi, tüm ülken Elazığ’daki deprem felaketinin verdiği acı ile mücadele ederken Erzurum’a tatile gitmezdi, İmamoğlu gitti.

Olayın gündeme gelmesinin sorasında hemen sosyal medyayı karıştırdım kim ne demiş ne yazmış diye…

Özellikle her fırsatta ‘’Ülkede adalet yok vb.’’ kalıplaşmış cümleler ile her fırsatta AK Parti’ye ve hükümete saldıranlara…

Böyle bir ortamda Erzurum’a kayak yapmaya giden Ekrem İmamoğlu konusunda kimseden en ufak bir tepki yok.

Neyse, İmamoğlu’nda bırakın akıllı siyasetçi olma ibaresi olmasını en küçük bir siyasi zekaya sahip olmasa gerek ki "Bu tatil işini yanlış yaptım, özür dilerim" diye açıklama yaparak tepkileri bastırırdı.

Ama gelin görün ki bunu bile yapmak yerine  "Benim siyaset tarzım bu, buna alışacaksınız" diye açıklama yapmazdı, İmamoğlu bunu da yaptı.

Hadi tüm bunları başta da söylediğim gibi akıllı siyasetçi yapardı İmamoğlu yapmadı kendisinin bileceği iş.

Ya sonrası…

Sonrasında yaşananlar İmamoğlu’nun edep sahibi olup olmadığı sorusunu da kendime sormama sebep oldu.

Edep sahibi olan hiçbir siyasetçi hadi bırakın insan, kendisine "Kayak yapıyorsunuz" diye eleştiri getiren başka bir siyasetçiye, "O kayak takımları senin bilmem nerene girsin" demezdi, Ekrem İmamoğlu dedi.

Saydığım şeyleri yıllardır çoğunlukla yaptığı saçma açıklamalar ve bu açıklamaları sebebi ile eleştiri konusu olan genel başkanı Kemal Kılıçdaoğlu bile yapmaz.

Belli ki Ekrem İmamoğlu kendisini düşürdüğü durumun bilincinde değil ama sözünü ettiğim hataları yapa yapa kendi kredisini sekiz ay gibi bir süre içerisinde bitirdi.

Seçim döneminde İstanbul’u kazanmak açısından olan ihtimali olması sebebi ile İmamoğlu’nu ‘’Kurtarıcı’’ ve ‘’Geleceğin Cumhurbaşkanı’’ olarak lanse eden kesim bile şüphe ile yaklaşır oldu.

Devam eden süreçte İmamoğlu’nun yanındakiler bir şeyler söylemiş olacaklar ki söküğünü dikme derdine düştü.

AK Parti döneminin eserleri olan park, kavşak ve metro inşaatlarının devam edilmesine izin verdiğini göstererek sözüm ona ‘’Çalışkan Başkan’’ imajı oluşturmaya çalıştı.

Bunun açıklaması acizlik değil midir?

Bir- iki gün sonrası tam bir trajedi…

İmamoğlu çizilen karizmayı toparlayabilmek adına bir çaba gösteriyor ama ben İmamoğlu’ndan daha çok utandım ne yalan söyleyeyim.

Büyükşehir Belediyesi'nin koskoca Genel Sekreter Yardımcısı Murat Yazıcı, Başkan adına İstanbul halkına, "Otogarlarda bulunan tuvalet fiyatlarında indirime gittik. Buralarda tuvaletlerinizi artık 1 liraya yapabilirsiniz" diye müjde veriyor!

Açıklamanın ardından sosyal medyada yazılanlar bana söylense ben bir daha insan içine çıkamazdım.

Ama gelin görün ki Ekrem Bey’de öylesine bir siyasi edepsizlik var ki kendi kendisini düşürdüğü durumdan kendisini sıyırmak ve tekrar kredi toplayabilmek adına Erdoğan ve Bakanlar ile kendisi arasında bir polemik çıkarabilmenin yollarını arıyor.

Denemesini yaptı ve "31 Mart 2019 seçimlerinin birkaç gün öncesinde Erkan Karaarslan’ın avukatını İzmir’e hangi bakanınız davet etti? Hem de bilet alarak. Kabinede bulunan bu bakan, 'İmamoğlu’na önce FETÖ, yoksa, yolsuzluk suçu at, amacımız onları bitirmek' dedi mi, demedi mi? Bu kumpastan, bugün bu yalan ifadeleri kullanan Sayın Cumhurbaşkanı’nın haberi var mı yok mu? Onun onayıyla mı yapıldı? Yoksa haberi yok mu?" diye sordu.

Planına göre Erdoğan İmamoğlu’na cevap verecek kendisi de "Bakın bana cevap veriyorlar. Çünkü ben onlarla eşitim" diyerek prim yapacak.

Ekrem Bey’in bu planı tutmadı.

Erdoğan bundan bir süre önce "Ben İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'na cevap verecek dereceye düşmedim" demişti zaten. Birileri bunu "Cumhurbaşkanı ile Belediye Başkanı arasındaki makam derecesi" olarak yorumladı ama bence kesinlikle böyle değil.

Benim anladığım ve aklı başında siyaset hakkında ve genel kültürü iyi olanlar için bence Erdoğan’ın yaptığı açıklamanın Türkçesi: "Ben bir beceriksize, bir yalancıya, bir iftiracıya ve bir şantajcıya cevap verecek kadar düşmedim" dedi.

Bence sonana kadar da haklı.

Her ne olursa olsun İmamoğlu’nu da fazla inciltmemek gerekiyor kanımca…

İmamoğlu’nun genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu.

Sonuçta İmam ne ki cemaat ne olsun!

Bir de meseleye böyle bakmak gerekir.

Haydi kalın sağlıcakla.

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer yazıları
Anket
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
7.7763 TL 7.7453 TL
Euro
EURO
9.0566 TL 9.0205 TL

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA