Advert Advert Advert
Advert Advert
Advert
TARİH 06.04.2020 SAAT 12:50:52
Advert
Advert
 
Burçin SAĞLAM AYSU

Asla özgür olamayacağız!

 

Veba.

Albert Camus'nun Nobel Edebiyat Ödülü almasını sağlayan kitaplarından.

İki gün önce bitirdiğim bu kitapta Camus'nün varoluşçuluğu Cezayir'in Oran şehrindeki bir veba salgınında ve bu salgınla mücadele eden bir grup insanın ölüm karşısındaki acizliğini anlattığı bir roman.

Bu kitabı okumam tam da koronavirüs vakalarının ülkemizde görülmesine denk geldi.

Ülkemizin ‘evinde kal’ çağrısıyla mücadele verdiği koronavirüsü hala ciddiye almayan bir kesim var.

Onlarla kitaptaki bir bölümü paylaşmak istiyorum.

…'Veba' sözcüğü ilk kez ağza alınıyordu.

Anlatının bu noktasında Bernard Rieux penceresinin gerisinden yalıyara bakadursun, anlatıcının, doktorun içinde bulunduğu kararsızlık ve şaşkınlığı açıklamasına izin verilecektir; çünkü farklılıklarla da olsa onun tepkisi yurttaşlarımızın çoğunun tepkisiyle aynıydı. Gerçekten de felaketler ortak bir şeydir ancak başınıza geldiğinde inanmakta güçlük çekilir.

Dünyada savaşlar kadar vebalar da meydana gelmiştir.

Vebalar da savaşlar da insanı hazırlıksız yakalar.

Kentliler kadar, Doktor Rieux de hazırlıksızdı; böylece onun kararsızlıklarını anlamalıyız. Onun endişe ve güven arasında sıkışıp kalmasını da böylece anlamalıyız.

Bir savaş patladığında insanlar: "Uzun sürmez bu, çok aptalca!" derler.

Ve kuşkusuz bir savaş çok aptalcadır, ancak bu onun uzun sürmesini engellemez.

Budalalık hep direnir, insan hep kendisini düşünmese bunun farkına varabilirdi.

Bu açıdan burada oturanlar da herkes gibiydi, kendilerini düşünüyorlardı; bir başka deyişle hümanisttiler; felaketlere inanmıyorlardı.

Felaket insana yakışmaz, onun için felaket gerçekdışıdır, geçip gidecek kötü bir rüyadır, denir.

Ancak her zaman da geçip gitmez, kötü rüyalar arasında insanlar geçip gider ve önlemlerini almadığından başta hümanistler gider.

Yurttaşlarımız da başkalarından daha az ya da çok suçlu değildi; alçakgönüllü olmayı unutuyorlardı, hepsi bu ve kendileri için hâlâ her şeyin olanaklı olduğuna inanıyorlardı; bu durum da felaketlerin olanaksızlığını varsayıyordu.

İşlerini yapmayı sürdürüyorlardı, yolculuklar ayarlıyorlardı ve düşünceleri vardı.

Geleceği, yolculukları ve tartışmaları ortadan kaldıran bir vebayı nasıl düşüneceklerdi ki? Kendilerini özgür sanıyorlardı, oysa felaketler oldukça kimse asla özgür olmayacak."

 

DİP NOT: kitapta altını çizdiğim o iki cümle;

"Çocuklara işkence yapılan bu dünyayı sevmeyi, ölünceye kadar reddedeceğim."

"Her günah ölümcüldü ve her kayıtsızlık suçtu. Ya her şeydi ya da hiç."

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Burçin SAĞLAM AYSU yazıları
Anket
Sizce, Kocaeli'deki yapılar depreme karşı yeterince güvenli mi?
Evet
Hayır
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
6.7124 TL 6.6857 TL
Euro
EURO
7.2518 TL 7.2228 TL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA