Advert Advert Advert
Advert Advert
Advert
TARİH 25.09.2020 SAAT 19:17:20
Advert
 

Tahir Büyükakın’a Çağrımdır!

Tüm Dünya’da olduğu gibi ülkemizde de Koranavirüsü ile mücadele devam ediyor.

Konu bulaşıcı ve hızla yayılan gizli bir düşman olunca tedbirler almak gerekiyor.

Hükümet’in tüm organları ile gereken önlemleri almak adına gösterdikleri çaba da aşikar…

Peki biz bu çabalara karşılık üstümüze düşen görevleri yerine getiriyor muyuz?

Kesinlikle hayır!

Bu soruya ‘hayır’ cevabını verirken alelade konuşmuyorum.

Bildiğim, gördüğüm ve tanık  olduğum olaylar sebebi ile söylüyorum.

Gazeteci olmanın yanında bir sağlık personeli olduğumdan ötürü her gün dışarıdayım ve toplu taşıma kullanıyorum.

İnanın bana benim gördüğüm manzaraları görseniz kimsenin var olan  tehlikeyi umursamadığını ve her şeyi sıradan bir dönemmişçesine sürdürdüklerini anlarsınız.

Tıklım tıklım olan belediye otobüsleri mi dersiniz, yoksa tramvayda sosyal mesafe uyarılarını göz ardı ederek koltuklarda ikişer kişi oturan insanlar mı dersiniz…

Ne ararsanız var!

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın özellikle sosyal mesafe ve sosyal izolasyon hususunda her gün yaptıkları uyarılara kulak tıkıyoruz.

Lütfen kendinizi düşünmüyorsanız toplumu düşünün ve evinizde kalın.

Yukarıda sözünü ettiğim vurdumduymazlık örneklerine hastaneler hususunda ayrıca dikkat çekilmesi gerektiği kanısını taşıyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı her konuşmada insanımızın evlerinde kalıp kendi karantinalarını uygulaması gerektiğini söylerken üstüne basarak çok zor durumda kalınmadıkça hastanelere gidilmemesi gerektiğini de ifade ediyor.

Her gün hastanede görev yapan ve insanımızın bu virüs belası sebebi ile canlarından olmaması adına ellerinden gelen fedakarlığı yapan sağlık personellerinden biri olarak yapılan uyarıları her konuda olduğu gibi bu konuda da yapmadıklarını söyleyebilirim.

Baş ağrısı gibi küçük halledilebilir bir problem için dahi hastaneye gelen insanımız bu tedbirsizlik ile ne yapmaya çalışıyor?

Kendini mi öldürmek istiyor yoksa ülkedeki can kayıplarını maksimum seviyeye mi çıkarmak istiyor?

Unutmayın, bu virüs dediğimiz şey o denli tehlikeli ki sadece bir kişi otuz beş insana bulaştırabiliyor!

Lütfen artık kendimize gelelim, uyarıları ciddiye alıp evimizde kalalım!

Virüsün yayılmasını önlemek adına vatandaşın sorumluluklarını bilmesi gerektiği kadar özellikle belediyelerinde doğru bilinen yanlışları düzeltmek hususunda çaba sarf etmeleri önemli olacaktır.

Mesela; sosyal izolasyonun sağlanması adına sefer sayılarının azaltılması…

Hem insanlara sosyal mesafeyi koruması öğütleniyor hem de seferlerin saat aralıkları iki buçuk-üç saate çıkarılıyor.

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu hesabı anlayacağınız…

Sefer saatleri aralıklı olduğu için insanlarda doğal olarak iki buçuk üç saat beklemek yerine gelen araca biniyorlar.

Durum bu denli mantıksız bir hal alınca da sosyal mesafe uyarısının da bir geçerliliği kalmıyor.

Unutmamak gerekir ki bir hatada ısrar etmek hata yapmış olmaktan daha tehlikelidir.

Gereken müdahalenin yapılması hususunda Kocaeli Büyükşehir Başkanı Tahir Büyükakın’a çağrımdır.

                                   ******************

Bazen insanlar öylesine zor zaman dilimlerinden geçerler ki konuşulan ya da yapılan hiçbir şeyin anlamı olmaz.

Maalesef hem Dünya hem de ülkemiz tam da böyle bir süreçten geçiyoruz.

Virüs belası diye tanımladığımız şey sadece insanları canından etmiyor aynı zamanda ülkeleri ekonomik bir çıkmazın içerisine sokuyor.

Öyle ki durum o kadar kötüleşti ki Avrupa’nın birçok ülkesi IMF’den borç istemek durumunda kaldı.

Tehlikenin daha da büyümesini önlemek adına hayatın tabiri caizse durduğu bu ülkelerde kapatılan sosyal yaşam problemi, tıbbi malzeme gereksinimi gibi birçok sebep ile borç istemek zorunda kaldılar.

İçerisinde bulunduğumuz süreç bize çok önemli mesajlar veriyor.

Örneğin; gözümüzde devasa noktalara getirdiğimiz ülkelerin tahmin ettiğimiz kadar büyük olmadıkları gerçeği gibi…

Tüm ülkelerin maddi bir zorluk içerisinde debelendiği bir noktada Türkiye IMF’nin kapısını çalmak yerine Milli bir yardım kampanyası başlattı.

Cumhurbaşkanlığı tarafından başlatılan yardım kampanyası istenilen düzeye ulaştı.

Ve şuana kadar toplanan miktar bugün itibari ile (3 Nisan 2020) 552 Milyon 529 Bin 912 TL’ye ulaştı.

Başlatılan bağış kampanyasında ulaşılan miktar mutluluk verici ama dillendirilmesi gereken sorular ve fark edilmesi gereken önemli noktaların olduğunu da ifade etmem gerekiyor.

Bu durumda Avrupa’nın önde gelen ülkeleri bile IMF’den borç istemek durumunda iken bizim kendimize ‘’Süper Güç Türkiye’’ masallarını anlatma gafletinden bir an önce sıyrılmamız gerekiyor.

Biz maalesef ki süper güç değiliz sadece bunun için çaba harcayan ve kendi yağında kavrulma mücadelesi veren orta halli bir ülkeyiz.

Erdoğan’ın kampanya çağrısının ardından sosyal medyada eleştiriler gelmeye başladı.

Bu anlamdaki en anlamlı eleştirisel tweet; ‘’IMF’den borç istemeyecek kadar zengin ama halkından para toplama kampanyası başlatacak kadar da fakir bir ülkeyiz’’ sorusu idi.

Temel olarak geçerli olmak ile birlikte ulaşması düşünülen fikir açısından da bir o kadar saçma bir soru bu aslına bakarsanız…

Başta da söylediğim gibi biz ‘’Süper Güç’’ değiliz kanımca olamayız da…

Bunun ile birlikte artık IMF’nin emir kulu olmayı isteyecek bir ülke de hiç değiliz!

IMF konusundaki eleştirileri bu şekilde kısa ve öz olarak ifade etmiş olayım.

Cumhurbaşkanlığı’nın başlattığı yardım kampanyası CHP’li belediyeler tarafından dikkate alınmayarak İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana gibi illerde başkanlar kendi inisiyatifleri ile kendi kampanyalarını başlatmış durumun fark edilmesi ile hesap numaraları bloke edilmişti.

Erdoğan ‘’Devlet içerisinde Devlet olmaya kalkışmak kimsenin haddi değildir’’ dedi.

Haklı, hem de sonuna kadar…!

Bu açıklamanın hemen ertesi günü Erdoğan AK Parti’li Büyükşehir Başkanları ile gerçekleştirdiği toplantıda ‘’Toplanan miktar ile yerlerine ulaşmayan yardımlar sizin üzerinize vebaldir’’ dedi.

Erdoğan’ın bu söyleminin medyaya düşmesi ile CHP’li belediye başkanları veryansın etmeye başladı.

‘’Madem ki vebal neden bizim başlattığımız kampanyayı durdurup hesaplara bloke koydurdunuz’’ dediler.

Tam da bu noktada bir CHP’li belediye başkanlarının anlayamadıkları bir hususu ifade ederek yazımı noktalayayım.

Erdoğan paranın kullanılma durumu ile ilgili bir söylemde bulunmadı sadece gereken noktalarda Cumhurbaşkanlığından nakit desteği istemekten geri durmayın demeye getirdi.

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer yazıları
Anket
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
7.5796 TL 7.5493 TL
Euro
EURO
8.8341 TL 8.7989 TL

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA