Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 03.08.2020 SAAT 12:52:04
Advert
Advert Advert
 
Mehmet ÖZMEN

Pelin Hanım, açıklamasını kendisi okudu mu?

İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in seçildiği günden bu yana şehre getirdiği tek farklılık sanırım yürüyüş yolunda hiçbir zaman inmeyen Türk bayrağı ve Atatürk fotoğraflarıdır.

Belli aralıklarla asılmış büyük bayrakların yanı sıra çapraz şekilde bir lambadan diğerine gerilmiş küçük üçgen bayraklar da var. Bir yıldır bu bayraklar sürekli olarak yürüyüş yolunda asılı vaziyette. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bu yoldan sorumlu olduğu halde bu bayrakları bir kez olsun indirmeye kalkmadı.

Kaldı ki, İzmit’in başka köşelerinde de aynı şekilde Başkan Hürriyet’in astığı bayraklara kimse dokunmadı.

Kocaelispor bayrakları astı. Dev, kocaman bayraklardı.

Şehir içinde, ana caddelerde.

Her yerdeydi bayraklar.

Bunları da kimse ellemedi.

Bu nedenle geçtiğimiz günlerde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle İzmit Belediyesi’nin şehrin bir ucundan diğerine astığı bayrakları Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin indirdiği şeklindeki haberleri ilk duyduğum anda hiç inandırıcı bulmamıştım. CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar başta olmak üzere yıllardır siyasetin içinde olan isimlerin böylesine altı boş bir iddianın peşine takılıp, büyük büyük laflar etmesine de çok şaşırdım.

Sonra gerçek ortaya çıktı ki, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin gerçekten de bayraklarla ilgili bir problemi olmamış. Plajyolu mevkiinde İSU binası önündeki kavşağa asılan bayraklara orada bulunan bir güvenlik görevlisi müdahale etmiş. Kurumun önü olduğundan oraya Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin de bayrak asacağını, Atatürk ve Türk bayraklarının durmasını, İzmit Belediyesi’nin bayrağının indirilmesini istemiş.

Üzerine vazife mi? Değil elbette…

Amirine, müdürüne telefon açılsa iş büyümeden çözülecek. Ama dedim ya, yılların siyasetçileri en çok birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyulan bir dönemde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi yöneticilerini buradan vurup, düşman yaratmayı daha uygun gördüler.

Bugüne kadar tek bayrağına dokunmamış Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ni haksız bir suçlama ile karalamak ve bir güvenlik görevlisi üzerinden koca bir kurumu zan altında bırakmak, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ı neredeyse Atatürk düşmanı ilan etmek istediler.

Sosyal medya başta olmak üzere, pek çok mecrada bu oyun tutmadı.

Özellikle bayrakları toplayanların İzmit Belediyesi personelinin bizzat kendisi olduğunun ortaya çıkmasıyla bu işin bir oyun, tezgah olduğunu ifade edenler çıktı.

Bu olayla ilgili açıklamaları, beyanatları okudum. Dediğim gibi, İzmit Belediyesi’nin bu yersiz kriz çabasına destek vermek için yapılan açıklamalar gerçekten akıl alır gibi değildi. Hatta bu olayın da önüne geçerek, daha saçma bir durum yarattılar.

İşte size bir örnek….

İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’e CHP’lilerden bile daha yakın, adeta ruh ikizi, bir dediğini iki etmeyen İYİ Parti İzmit İlçe Başkanı Pelin Coştur Filiz’in açıklaması…

AK Parti’ye bu olay üzerinden öylesine bir öfke kusmuş ki, Salda Gölü’nden girip, Atatürk Havalimanı’ndan çıkmış. AK Parti’nin milletten canını, malını istediğini ama karşılığında koca bir hiç verdiğini söylemiş.

Muhalefetin işi elbette eleştirmek, hükümeti beceriksiz göstermek. Ama atarken de biraz ölçülü gitmekte fayda var. Kantarın topuzu kaçınca komik duruma düşmeniz kaçınılmaz olur. Kaş yaparken, göz çıkarırsınız.

Pelin Coştur Filiz’in de başına bu gelmiş.

Yazılı yaptığı açıklamadan aynen aktarıyorum. Coştur, AK Parti’yi beceriksizlikle suçlarken “Diğer ülkeler sırf kendi vatandaşları yararlansın diye başka ülkelerin satın aldığı tıbbi malzemelere bile korsanlık yapıp el koyarken, AKP hükümeti ne yaptı?” demiş.

Okuyunca, “Aman Allah’ım” dedim.

“Acaba Pelin Hanım, bu yazılanı kendi okudu mu?” diye merak ettim.

Söylediği olay, her gün binlerce kişinin hayatını kaybettiği İtalya’nın satın aldığı maskelere Fransa’nın kendi havaalanında el koyması. Hani, Koronavirüs Aşısı önce Afrikalılar üzerinde denensin diyecek kadar soykırımcı kafalarının değişmediğini gösteren Fransa’yı, Pelin Hanım neredeyse bize örnek olarak gösterdi.

AK Parti’ye “Onlar korsanlık yaparken, siz ne yaptınız?” dedi.

On dört günde yerli solunum cihazının üretildiğini, Fransa’nın korsanlık yapıp çaldığı maskeleri Türkiye’nin ücretsiz dağıtma kararı aldığını, koronavirüs tedavilerinin sosyal güvencesi olsun, olmasın bedava yapıldığını kendisine söylesek acaba sözlerinden hicap duyar mı bilmiyorum. Fakat Türk milletine korsanlığı örnek göstermenin de hiçbir siyasiye yakışmadığını ayrıca belirtmek isterim.

Pelin Hanım diş hekimi. Çürük bir dişi bile çekerken ne kadar nazik olmaya çalışıyorsa, siyasi dilini de biraz daha yumuşatmasına, en azından ağzından çıkanları kulaklarının duyması gerektiğine inanarak, Türkiye’ye bir daha korsanlığı layık görmeyeceğini umut ediyorum.

Bu bayrak tartışmasının da, bu tartışmayı körüklemek için yapılan açıklamaların da İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’e hiçbir fayda sağlamadığı gibi zarar verdiği, kavgacı kimliğine bir çentik daha atıldığını düşünüyorum.

 

 

Bayrak krizini bir de bu açıdan okuyun!

1994 yılıydı…

Refah Partisi, Prof. Dr. Necmettin Erbakan hoca ile birlikte zirveyi görüyordu. İstanbul’da Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da da Melih Gökçek, girdikleri seçimleri Refah Partisi ile kazanınca, tüm Türkiye’de okların hedefi bir anda Erbakan’ın üzerine çevrilmişti.

Memlekette ortaya atılan “İrtica” safsatası ile Türkiye’nin yükselebilme ihtimalinin önüne geçmeye çabalıyorlardı. Çünkü biliyorlardı ki, Erbakan hoca ülkede siyaseten ilerler ve milletin takdirini kazanırsa artık birilerinin cepleri dolmayacak, ülkenin Siyonist hayaller için piyon haline getirilmesinin önüne geçilecekti.

Haliyle 1994 yılında İstanbul’da Recep Tayyip Erdoğan ile, Ankara’da da Melih Gökçek ile kazanılan zaferler korkunun daha da artmasına sebep oldu.

xxx

Ardından seçimin üzerinden 4 yıl kadar geçmişti. Melih Gökçek’in bir sonraki yerel seçimdeki en büyük rakibi olarak Doğan Taşdelen gösteriliyordu. Taşdelen o dönemde Çankaya Belediyesi’nin başında. Bir afiş asılmıştı, sanıyorum belediyenin ya da bir derneğin Cumhuriyet Bayramı programı ile ilgili bir afişti bu. Üzerinden yirmi küsur yıl geçtiği için yanlış olabilir, kusura bakmayın.

Hafızamda öyle kalmış…

Ve o afişlerin en alt kesiminde küçücük bir Türk bayrağı baskısı var…

Ankara Büyükşehir Belediyesi de kendi yetki alanında olması nedeniyle bu afişleri kaldırmıştı.

Tekrar ediyorum, “afişleri kaldırmıştı”

Sonra Doğan Taşdelen, 18 Nisan 1999 tarihindeki seçimler öncesinde Ankara Büyükşehir Belediyesi için CHP’den aday olabilme ihtimalini hatırlamış olacak, birden ortalığı ayağa kaldırmaya çalıştı.

“Melih Gökçek, Türk bayrağını indirdi” diyerek…

Halbuki kaldırılan bir afişti. Üstelik Türk bayrağı, o afişteki gibi küçücük kullanılarak ve sonrasında siyaset ikbal hedeflerine alet edilerek belki de hiç bu kadar küçük düşürülmemişti. İşte Taşdelen ve o dönemde temsil ettiği siyasi partisinin zihniyetinin bayrağa verdiği önem b kadardı.

xxx

Bugün ise çok daha farklı bir şekilde yaşadık benzer bir bayrak krizini…

İzmit Belediyesi, Türk bayrağı ilçe sokaklarına asmış…

Güzel ve hoş. Fakat astığı yerler Büyükşehir’in yetki alanı. Böyle bir durumda “Kimseden icazet almayız” diyerek meseleye bakış açısı getiremezsiniz. Bir izin alma zahmetinde bulunulmamış. Hemen olayla ilgili Hakan Tanta üzerinden yaygara koparılmış.

Sonra Büyükşehir’den yanıt üstüne yanıt. Benim de ikna olduğum kadarıyla bayrakları Büyükşehir değil, İzmit Belediyesi’nin personeli kaldırmış.

Ancak bu kadar tartışmaya ne gerek vardı diye insan düşünmeden edemiyor.

Elbette ülkemizle, vatanımızla, bayrağımızla, Atatürk’le doluyuz ve bu 23 Nisan’da da mutlaka bu değerleri hatırlayacağız. Fakat koronavirüs gibi olağanüstü bir konumuz var iken bizim düştüğümüz duruma bakın hele.

Ayrıca gördüğümüz kadarıyla İzmit Belediyesi yetkilileri, tıpkı bugünkü siyasetlerinin 90’lı yıllar versiyonu olan Doğan Taşdelen’in yaptığı hatayı adeta tekrarlamışlar.

Kaos üzerine gündem oluşturma gayreti…

Kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesi…

Bütün bunlar nedeniyle belki de haksız iken kendisini haklı gösterme çabası bu bayrak krizinin temelinde bizatihi yaşanmış.

Tamam, belki o dönem Doğan Taşdelen’in yaptığı gibi afişin küçük bir köşesine bayrağı sıkıştırmamışlardı…

Ya da “Yunan ordusu gelmiş Ankara işgal altında. Türk bayraklarını indiriyorlar” gibi ucube bir söz kullanmadılar…

Ancak herkes hatırlıyor ki, Taşdelen o dönem 1999 seçimlerinde Büyükşehir adayı gösterilmeyi arzuladığı için kaos ortamını oluşturmayı uygun görmüştü. Fakat partisi kendisinin adaylığını uygun bulmamış, o da bunu fark ederek DSP’nin kollarına atmıştı kendisini. Aldığı 150 bin civarında oy ile Murat Karayalçın’a seçim kaybettirmişti…

Bugün ise yakınlarda bir seçim görünmüyor.

O yüzden sormadan edemiyorum, “Bu neyin gayreti?” diye…

Çankayalı Doğan Taşdelen’in hiç olmazsa siyasi ikbal derdi vardı. Bizimkilerin ise neyi amaçladığını bile biz anlayamıyoruz.

Şuna emin olabilirsiniz;

Kavgayla…

Gürültüyle…

Kaos oluşturma gayreti ile…

Sorumsuzca bir siyaset tarzı ile kimseye, hele ki İzmit gibi çok özel bir kentin insanına bir fayda sağlayamazsınız.

Hele ki tahrik unsuru olarak düşünerek Türk milletinin en büyük değeri olan Türk bayrağını siyasetinize alet etmek ise açıkça milletin vicdanını yaralamaktan başka bir sonuca hizmet etmez.

Lütfen bunu bir dost tavsiyesi olarak alın…

Ayrı bir köşeye de not edin!

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mehmet ÖZMEN yazıları
Anket
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
6.9602 TL 6.9324 TL
Euro
EURO
8.1751 TL 8.1424 TL

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA