Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
Advert Advert
TARİH 05.07.2020 SAAT 06:42:20
Advert
Advert Advert
 
Mevlüt SOYSAL

CHP, İYİ Parti, DEVA, Gelecek ve yeni durum

O Adalet Yürüyüşü ki Türk siyasetinde yeni bir dönemin başlayacağı yönündeki sinyalleri belirgin bir şekilde vermeye başlamıştı.

Sahnede büyük bir AK Parti bloğu ve onlara sıkı sıkıya eklemlenmiş MHP varken, bir yanda da dağınık bir “karşı taraf” bulunuyordu.

Örneğin CHP…

AK Parti ile yürüttüğü açılım süreçlerini bitirmiş HDP…

MHP’den kopmuş ülkücüler…

AK Parti’den kopmuş muhafazakarlar…

Saadet Partisi…

Çeşitli sağ ve sol gruplar…

***

İşte, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Ankara’dan İstanbul’a doğru yürürken CHP dışındaki çok farklı kitlelerin zaman zaman bu yürüyüşe eklendiklerini ve yürüyüş tamamlandığında bu yürüyüşe katılan kitlelerin “doğal bir ittifak” kurduklarını gözlemledik.

Onlara göre ülkeyi “adaletten ve demokrasiden uzak bir şekilde” yöneten AK Parti vardı ve bu mücadelede “siyasi angajmanlar” bir kenara bırakılmalıydı.

Adalet Yürüyüşü ile başlayan bu “doğal ittifak” referandum sandığından da “karşıtlık” üzerinden bir ve bütün çıktı. Ve fakat en büyük başarı, yerel seçimlerde yaşandı. Yerel seçimlerde AK Parti, tarihinin en büyük hezimetini yaşadı. En önemli kentleri artık CHP yönetiyordu.

***

Bu ittifak AK Parti karşıtlarına önemli bir başarı kazandırsa da, başta İYİ Parti olmak üzere bu ittifaka girenler, potansiyel oylarının altında kalıyordu. Çünkü, Meral Akşener’e sempati duyan bir kitle, CHP fobisi nedeniyle AK Parti ya da MHP’ye dönüyordu. Ve ittifak partileri zamanla, halkta, “kendi özlerinden koptuğu” yönünde eleştiriliyordu. Dolayısıyla halkın bir bölümü İYİ Parti ve ittifaka eklemlenen diğer hareketlere, “AK Parti’yi devirmek için organize olan CHP’nin bir parçası” olarak bakıyordu. Yani, “yapmak” için değil, “dağıtmak” için gelenler şeklinde algılanıyordu bu partiler… Böylelikle, AK Parti – MHP bloğundan oy alınamıyor, ittifak partilerinin kendi içinde bir oy geçişkenliği meydana geliyordu.

“Öz” denilen kavram siyasette önemlidir.

Halk eğer sizin “öz”ünüzü görmek yerine içinde bulunduğunuz cenahın “öz”ünü görürse; siz silikleşir ve küçülürsünüz.

Yani, bir seçmen eğer İYİ Parti’ye oy verecekse, “Ben manevi değerleri içselleştiren bir Atatürk milliyetçisiyim” diyerek sandığa gitmeli… Tek hedef AK Parti’yi devirmek olursa, yazılan parti programı ve hedeflerin de bir anlamı kalmaz.

***

Adalet Yürüyüşünden yerel seçimlere ve sonrasındaki siyasi gelişmelere geldim. İttifak başarı yakalasa da başat parti dışındaki partilere özlerini kaybettirdiğini, halkın gözünde AK Parti karşıtı bloğun bir parçası olduklarını ve bu karşıtlık nedeniyle de AK Parti seçmeninden hedefledikleri kadar oy alamadıklarını belirttim.

Peki, DEVA ve Gelecek Partisi ne yapacak?

Dikkat edilirse, AK Parti’ye yakın olan yorumcular “AK Parti’yi devirmek için kuruldular. Amaçları iktidar değil” derken, CHP’nin önde gelenleri de Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu ile ilgili çok pozitif sözler sarf ediyorlar.

Ve bu iki parti ister istemez “AK Parti karşıtı” bloğun bir parçası haline geliyor ya da -kurnazca- getiriliyor.

Çünkü getirilirse, kolaylıkla düşmanlaştırılır, kolaylıkla “CeHaPe zihniyeti” yaftası yapıştırılır. Ortada bir de Kılıçdaroğlu’nun çok sevdiği Abdullah Gül varken…

Biliyorum ki DEVA ve Gelecek Partisi’nin ittifaka eklenmesi, AK Parti bloğunun korunması demektir.

***

Siyasette kartların yeniden karıldığı günleri yaşadığımız bir gerçek… Ve bir başka gerçek: Türkiye en geç 2021’de seçime gider.

İttifaklar bu “tuhaf” sistem için bir zorunluluk…

Peki, yeni ittifaklar nasıl olacak?

Ben şunu görüyorum “Adalet Yürüyüşü İttifakı” miadını doldurdu. Bu ittifak başat parti dışındakileri büyütmüyor. O partiye başarı kazandırsa da halk için “umut” haline getirmiyor. Ve de iktidarın “düşmanlaştırma politikası” sayesinde AK Parti, kitlesini hep konsolide tutuyor.

Bu durumda özellikle yeni hareketlerin “AK Parti’yi devirmek için kurulmuş partiler” algısıyla beraber “CHP ittifakının parçası” gibi görülmemeleri için fazlaca gayret sarf etmeleri gerekiyor.

Halk onların özlerini görmelidir.

Aksi durumda silikleşirler.

 

 

Seçim barajı düşecek mi?

AK Parti’yi iyi tanıyan ve aldığı bilgileri titizlikle okuyucularına sunan bir isim, Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi.

Dünkü yazısının sonu ilginçti, seçim barajının düşmesini beklediğini yazıyordu. İşte o ifadeler:

“Önce MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli seçim barajının düşürülmesini ve Siyasi Partiler Yasası’nın değişmesini istedi. Bahçeli, Kılıçdaroğlu’nun, Babacan ve Davutoğlu partilerinin seçime girmesi için milletvekili verebileceği yönündeki açıklamasına sert tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu’nu milletvekili pazarı kurmakla suçladı. Daha sert tepki ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan geldi. Milletvekili pazarı kuranlar, terör örgütleriyle ittifak yapanlar için yolun sonunun geldiğini söyledi. Bunlar siyaseten söylenmiş bir söz olamazdı. Belli ki bunun bir siyasi sonucu olacaktı. Acaba seçim barajının düşürülmesi ve Siyasi Partiler Yasası’nın değiştirilmesi yönünde bir çalışma var mı diye kulisleri yokladım. Henüz başlamamış. Ama bu başlamayacağı anlamına gelmiyor. Seçimlerde barajı aşamayacaklarını düşünen partiler, ittifak kurup ‘Voltran’ı oluşturuyor. Ayrıca yüzde 1’lik partiler de böylece Meclis’e girme şansını yakalıyor. Ayrıca seçim barajı bir demokrasi eksikliği. O nedenle düşürülmeli. Ben Bahçeli ve Erdoğan’ın bu çıkışı durup dururken yaptıklarını zannetmiyorum.”

 

 

Ben siyaset yazıyorsam

ülke normalleşiyordur

AĞIRLIKLI olarak siyaset yazdığımı beni yakından takip edenler iyi bilir… Fakat son iki aya, yani Covid-19’la yatıp Covid-19’la kalktığımız günlere baktım; neredeyse hiç siyaset yazmamışım.

Kendi kendime şöyle dedim:

“Ben siyaset yazıyorsam, ülke normalleşiyordur.”

 Ne güzel!

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mevlüt SOYSAL yazıları
Anket
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
6.8648 TL 6.8374 TL
Euro
EURO
7.7113 TL 7.6805 TL

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA