Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 03.08.2020 SAAT 11:50:43
Advert
Advert Advert
 
Mehmet ÖZMEN

Ayasofya’da ibadet edebilmek

 

Yine Ayasofya…

Belli ki hiç gündemimizden düşmeyecek…

Neden mi?

Hani İstanbul’un fethinin yıl dönümü dolayısıyla Ayasofya’da Fetih Suresi okutuldu ya…

Hani çevremizde ne kadar Bizans artığı kaldıysa öfkelerinden deliye döndüler ya...

Hani Güney Kıbrıs’ta camiye tahrik gücü yüksek bir bomba gibi Bizans paçavrasını astılar ya…

Haliyle gündemimizden hiç düşmeyecek gibi bu mesele…

xxx

Daha önce de ifade etmiştim; Ayasofya sadece Türk milletinin değil, aynı zamanda İslam aleminin de payitahtıdır…

Fakat ülke olarak bizim sorumluluğumuzun daha büyük olduğu kesindir.

Bunun için de İslam coğrafyasından yükselen “Ey Allah’ım, bize Ayasofya’da namaz kılmayı nasip et” duasına “Amin” deme zamanının giderek yaklaştığını düşünüyorum.

Sık sık tekrarlarız; “Ayasofya acilen ibadete açılmalı” diye…

Ve Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvioğlu’nun son yorumuna göre bu konuda bu konu artık ciddi ciddi düşünülmeye başlandı.

 

İLK KEZ OLMUYOR

Ayasofya’nın ibadete açılması fikri elbette ilk kez ortaya atılmıyor. Üstat Said Nursi de dönemin başbakanı Adnan Menderes’e bu konuda çağrı yapmıştı. Eldeki bilgilere göre Said Nursi’nin, şu ifadelerle çağrı yaptığı bilinir…

“Ey Menderes senin başına bir felaket geliyor. Bu felaketi iki büyük sadaka ile def edebilirsin. Birisi Risale-i Nur imanları kurtardığı için büyük bir sadaka olarak kabul edilir, onları bolca neşret. İkincisi Ayasofya’yı yeniden ibadete aç. Bu iki şeyi yap, bunlar seni beladan kurtaracak.”

Said Nursi, bu sözünü “Demokratlara büyük bir hakikati ihtar” başlıklı yazısında kullanmıştı.

27 Mayıs 1960 yılında yapılan darbe öncesinde yapılan bu çağrı aslında bütün bir ülkede bilinir ve kabul görür olmuştu.

Sonrasında ise darbelere zemin hazırlanmak istendi. Ardından gerekçeler icat edildi. Menderes’in ciddi ciddi Ayasofya’yı ibadete açma girişiminde bulunabileceği belirtiliyordu. İşte 27 Mayıs’ın dile getirilmeyen ancak perde arkasında yer alan gerçek darbe gerekçesinin hep bu girişim endişesinin olduğu yıllardır söylendi durdu…

Ancak Menderes’in daha sonra uygun zaman olmadığı gerekçesi ile meseleden vazgeçmesi aslında bir yerde kendi sonunu da hazırlamıştı. Şöyle ki; şayet Ayasofya’yı açsa ve bu şekilde erken seçim kararı alıp milletin karşısına manevi bir duruş ile çıksa belki çok daha büyük bir güç ile iktidarını perçinleyebilirdi.

Ama o yapmadı…

Aksine geri adım attı…

Hata etti…

 

ERDOĞAN’IN TALİMATI

Seneler sonra bu konu yeniden gündeme geldi. Yıllar öncesinde Ayasofya’da düzenlenen Ramazan etkinlikleri, sahur programları ve programın sonunda Ayasofya Camii’nde okunan sabah ezanı gönülleri okşarken birilerine de verilmiş en güzel mesaj oluyordu.

O zaman da Güney Kıbrıs ve Yunanistan’daki Bizans kalıntısı ucubeler bu duruma tepki göstermişlerdi.

xxx

Şunu herkesin bilmesini ve iyi idrak etmesini istiyorum…

Türkiye’nin kalbi İstanbul’dur…

İstanbul’un mührü ise Ayasofya’dır…

Bugün Ayasofya’daki her dini faaliyetin yapılmasını istemeyenlerin tek gerekçesi İstanbul’u bir gün işgal etmek hayalidir. Milletimiz ise devlet ve millet olarak bir ve bütün olduğumuz müddetçe, onların bu hayalinin önünde set çekmeye kararlıyız.

Bu kalıntılara verilecek en güçlü yanıt ise Ayasofya’nın mutlak suretle ibadete açılmasıdır. Bu şekilde devlet-millet birlikteliğine büyük bir katkı sunulmuş olur.

İstanbul bizimdir…

Ancak Ayasofya yalnızca bizim değil, tüm İslam aleminindir…

xxx

Yaşanan bu gelişmelerin ışığında Abdulkadir Selvi’nin dünkü yazısı bir anlamda yüreklere su serpti diyebilirim. Umarım gerçektir inancı ile Selvi’nin yorumunu sizlere aktarmak isterdim…

“AK Parti MYK toplantısında Ayasofya’nın cami olarak yeniden ibadete açılması konusu gündeme gelince, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Ayasofya’nın tekrar ibadete açılması konusunda bir çalışma yapın, getirin’ diye talimat verdiğini paylaşmıştım. Ayasofya konusu çok önemli olduğu için süreci takip etmeye çalışıyorum. Henüz bir süreç başlamış değil. Ancak edindiğim izlenim, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ayasofya’nın cami olarak ibadete açılması konusunda ciddi olduğu yönünde.

 

Bugünden yarına bir karar beklenmiyor. Ancak çok uzun olmayan bir süre zarfında bu kararın netleşeceği söyleniyor. Bu aşamada bir tarih verebilecek bir bilgiye sahip değilim. Ancak Erdoğan’ın Ayasofya konusunu ciddi olarak düşündüğü ve çok uzun olmayan bir süre sonunda cami olarak ibadete açılmasının mümkün olduğu söyleniyor. Ayasofya’da zaten ezan okunuyor. Bu uygulamayı da Erdoğan başlatmıştı. Tek eksik, İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye çevrilen Ayasofya’nın tekrar ibadete açılması. 29 Mayıs’ta İstanbul’un fethinin yıldönümünde Ayasofya’da Fetih Suresi’nin okunması milli heyecana yol açmıştı. İktidar-muhalefet ayrımı yapılmadan, vatandaşlarımız Ayasofya’da Kur’an-ı Kerim okunmasını desteklemişti.

 

YUNANİSTAN’IN TAVRI RAHATSIZ ETTİ

Fethin 567’nci yılında Ayasofya’da Fetih Suresi’nin okunmasına Yunanistan’ın gösterdiği tepki, Ankara’da rahatsızlığa yol açtı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ayasofya’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin mülkü olduğunu hatırlatarak, “Türkiye Cumhuriyeti’nde ezanın ya da Kur’an-ı Kerim’in nerede okunacağını biz başka birine mi soracağız?” diye tepki göstermişti.

 

MİLLETİMİZ KARAR VERİR

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da Ayasofya konusunda kararı milletimizin vereceğini belirterek, “Ayasofya cami olarak turistler tarafından ziyaret edilebilir, Sultanahmet’te olduğu gibi. Ayasofya’da namaz da kılınır, Fetih Suresi de okunur. Buna aziz milletimiz karar verir” dediği ifade edildi.

 

KARARNAME İPTALİ YETERLİ Mİ?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Arkadaşlarımız hukuki boyutuyla ilgili bir çalışma yapıp getirsinler” talimatı üzerine hukuki bir çalışma başlatıldı. 24 Kasım 1934 tarihinde çıkarılan kararnameyle müzeye dönüştürülen Ayasofya’nın ibadethane olarak tekrar açılması için bu kararnamenin iptal edilmesinin yeterli olup olmadığı araştırılıyor.”

 

 

Kazgan ailesine

başsağlığı diliyorum

 

 

Anne acısını bilirim.

Katlanması en zor durumlardan biridir.

Körfez ilçeden değerli dostum, aynı zamanda Kocaeli Karslılar Derneği başkanı da olan Alican Kazgan’ın validesi Songül Kazan’ın vefat haberini öğrendim.

Haliyle çok üzüldüm.

Başta dostum Alican olmak üzere tüm Kazgan ailesine başsağlığı ve sabır diliyorum…

 

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mehmet ÖZMEN yazıları
Anket
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
6.9602 TL 6.9324 TL
Euro
EURO
8.1751 TL 8.1424 TL

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA