Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 03.08.2020 SAAT 11:56:41
Advert
Advert Advert
 
Mehmet ÖZMEN

3 ismin vekilliğinin düşürülmesi

Türkiye’nin son dönemdeki sorunlarının temelinde bazı kesimlerin terörle aramıza mesafe koyamamış olması yatar.

Örneğin AK Parti iktidarı da bunu yaptı…

Geçmişte bir açılım muhabbetleri yaşadık…

Önce Kürt Açılımı dedik…

Ardından Demokrat Açılım adını verdik…

Son olarak Çözüm Süreci dedik meseleye…

Ancak o dönemlerde bu durum milletin vicdanında ağır yaralar açılmasına sebep olmuştu…

Hele ki Habur’da kurulan sınır mahkemesinde, hakim ve savcıların teröristlerin bizzat ayaklarına kadar gitmesine kimse akıl sır erdirememişti…

Tabi bir de kışlada indirilen Türk bayrağına bugünün FETÖ’cü yaftası ile en çok muhatap olan, o dönemin bakanlarından bir hukukçu Bilo’sunun talimatı ile asker sesini bile çıkaramamıştı.

Hala aynı şeyi söylüyorum, Kürt açılımı hikayeleri başlı başına bir tuzaktı…

Kötü bir karardı…

Ve bizim siyasilerimiz maalesef varlıkları ile bu durumun bir parçası olmayı uygun gördüler.

Sonuç ise yine ülkemiz ihanete uğradı. “Acaba akıllanırlar mı?” dediğimiz bu teröristler dağın başından şehre kadar tüneller kazıp belirledikleri bölgeleri silah deposu haline getirdiler. Gencecik çocukların ellerine keleşleri verdiler.

Sonrasında devlet baktı ki hatalar üst üste biniyor, ne açılım bıraktı ortada ne de başka bir şey. Teröristin anlamadığı şey elbette barış dilidir. Onların isteği kaos ortamının oluşturulmasında insanları, özellikle gençleri kullanmaktır.

Ve bu terör örgütünün varlığı başta Kürt halkımız olmak üzere ülkemiz için ciddi bir tehlikedir.

Dahası bu tehlikeye rağmen bazı siyasi grupların hala PKK’yı terör örgütü görmemeleri, hatta onu korumalarını anlamak, anlayabilmek pek mümkün değil gibi geliyor bana.

Örneğin HDP…

Onlara yöneltilen “PKK bir terör örgütü müdür?” sorununun yanıtı hep “Hayır” olmuştur…

Hatta askerimizi kahpece pusu kurup şehit eden bu teröristler için destek toplamayı, gençlerin dağa kaçırılmalarını destekleyen bu insanlara yönelik başlatılan soruşturmalar neticesinde bazı hukuki kararlar alındı.

HDP’li iki ismin vekilliği düşürüldü.

Arada ayrıca “Devlet sırrını açıklamak” suçundan CHP’li Enis Berberoğlu da aynı şekilde Meclis temsiliyetini kaybetti.

CHP’liler ve HDP’liler bu kararı Meclis’te ayakta protesto ettiler…

AK Parti, İYİ Parti ve MHP’liler bu gösteriyi oturdukları yerden keyifle izlediler…

 

 

HDP’nin yürüyüş kararı!

 

 

Yaşanan bu gelişmelerin ardından HDP Genel Merkezi açıkçası tanıdık bir yöntemle meseleye tepkilerini gösterme kararı almışlar.

Buna göre bu PKK’nın arka bahçesi olan parti, vekillikleri düşürülen Leyla Güven ile Musa Farisoğulları için sözüm ona “Adalet” yürüyüşü başlatacakmış…

Yürüyüşe HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar öncülük edecekmiş. Yürüyüşün 15 Haziran’da başlatılması ve iki koldan yapılması planlanıyor.

Tabi bu işin saçma kısmı. Çünkü devletin böyle bir aymazlığa prim tanımayacağı kesin gibi bir şey.

Kesinlikle izin verilmemeli…

Tamam, 31 Mart seçimlerinde HDP’nin destek verdiğini söylediği CHP’nin lideri Kemal Kılıçdaroğlu, yine Enis Berberoğlu ile ilgili tutuklama kararına itiraz etmek, sesini yükseltmek için “Adalet” dedi ve Ankara’dan İstanbul’a kadar yürüdü.

Olası bir şekilde herhangi bir olay yaşanmaması için de devlet gerekli bütün tedbirlerini aldı.

Katılırsınız ya da katılmazsınız…

Desteklersiniz ya da desteklemezsiniz…

Fakat bu demokratik bir haktı.

Önüne geçilemez bir haktı…

Allah var, belki de kimse Kılıçdaroğlu’nun böyle bir yürüyüşü yapabileceğini düşünmüyordu. Fakat o yürüdü…

Başardı…

Sesini duyurdu…

Heee, ne kadar etkili oldu?

Burasını tartışacak değilim.

HDP’nin bugün başlatmak istediği yürüyüşün gayesi ise PKK’lıları öven açıklamaları ve siyaseti nedeniyle vekillikleri düşürülen iki ismin adını yükseltmek…

Bu işin anlamı şu:

HDP, terör örgütü PKK’yı öven iki ismi savunmak adına bu yürüyüşü yapacaksa bu demokratik bir hak değildir.

Olsa olsa terör seviciliktir…

Ve bunun hesabı mutlaka sorulması icap eder…

 

 

 

HDP’nin gözü CHP’de…

 

 

Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Adalet” temalı yürüyüşünün Kocaeli bölümünü haliyle takip ettik. Gördüğümüz bazı görüntüler bizi üzmedi değil.

Çünkü daha düne kadar cezaevinde kalamayacak kadar hasta olan HDP’liler, Kılıçdaroğlu’nun koluna girmiş “Adalet” diyordu.

Şimdi ise tam tersi bir durum söz konusu…

Çünkü bu kez yürümek isteyen taraf HDP’liler. Ve aynı gün milletvekilliği düşürülen isimlerden biri CHP’li…

Yani Enis Berberoğlu…

HDP’lilere göre dün kendileri Berberoğlu için CHP’nin yanındaydı. Şayet ahde vefa var ise bugün de CHP, HDP’nin koluna girmeli, bu kez ters istikamette, Ankara’ya kadar yürümeliydi…

Peki, sizce bu ne kadar mümkün?

“Hadi canım” dediğinizi duyar gibiyim…

Evet, ben de sizinle aynı düşüncedeyim…

CHP şayet Atatürk’ün partisi ise…

Şayet içlerinde biraz olsun ulusalcılık ya da milliyetçilik kırıntıları kaldıysa…

Utanma arlanma duyguları körelmediyse…

CHP bu yürüyüşe hiçbir suretle destek vermeyecektir.

Vermemelidir.

Nitekim CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da konu hakkında yaptığı açıklamasında net bir şekilde; “Bugün koşullar farklı. Bu koşullarda böyle bir yürüyüşü yanlış buluyorum. CHP’nin de diğer muhalefet partilerinin de çok dikkatli olmaları lazım” ifadelerini kullanarak mantıklı bir siyaseti benimsemiştir.

 

 

İnsanların takıldığı nokta

 

 

Hal böyle ikin insanların takıldığı tek nokta kalıyor…

O da CHP’nin her ne kadar Enis Berberoğlu üzerinden yürüse de aslında HDP’li vekilleri de savunma psikolojisi içine girmesi…

Sıkıntılı bir durum…

Hem de her açıdan…

İzahını yapmak da çok zor…

CHP artık HDP ile arasına mesafe koymalıdır. Gizli ittifaklarla oy devşirme hesaplarını bence daha radikal olarak daha net ve tavrını ortaya koyarak yapabilmelidir…

Yaşanan bu durumdan, yani CHP’nin yürüyüş kararına karşı olması HDP tabanında negatif etki yaratmıştır. Şayet Kılıçdaroğlu ve CHP’nin üst katmanı 31 Mart iş birliğini unutturmak ya da o günleri hata olarak göstermek istiyorlarsa HDP’nin tepkisine rağmen istikametini bozmamalıdır.

Çünkü bugünkü şartlarda HDP demek PKK demektir…

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mehmet ÖZMEN yazıları
Anket
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
6.9602 TL 6.9324 TL
Euro
EURO
8.1751 TL 8.1424 TL

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA