Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 03.08.2020 SAAT 12:49:29
Advert
Advert Advert
 
Mehmet ÖZMEN

Siyasetimizin konuştuğu tek konu

Yerelde ve ulusalda memleketimizin konuştuğu en ciddi mesele, şu Ayasofya konusu…

Olay çok tartışılıyor.

Aslında tartışılacak bir şey yok. Yani en azından olmaması lazım. Fakat nedense birileri sanki zorla bu konuyu tartışılır kılmak istiyor. Onların dertlerini çok iyi biliyoruz.

Tabi kimlere alet olduklarını da…

 

BİZİM SERKAN’IN ÖZEL HABERİ!

 

Olay o kadar dallanıp budaklandı ki, konu içinden konu çıkar hale geldi. Bizim yeni mesai arkadaşlarımızdan sevgili Serkan Üldeş de “Abi şu Ayasofya konusunu bizim il başkanlarına sorsak ya!” dediğinde ne çıkacağını tahmin etmeme rağmen “Yap” dedim.

Her ne kadar klişe ifadelerin kullanılmasını beklesem de açıkçası yine farklı bir şeyler çıkabilirdi. Serkan’dan işi istediğimde yalnızca şu hatırlatmayı yaptım, “Hiçbir partiyi atlama!”

İl başkanlarının açıklamalarını gazetemizin dünkü sayısında ve internet sitemizde okuyabilirsiniz. Sevgili Serkan çok güzel bir çalışma yapmış…

 

GELELİM YAPILAN AÇIKLAMALARA…

 

Açıklamaların çoğu beklediğim gibiydi. Başlıklarla yürümek istiyorum:

AK Parti İl Başkanı Mehmet Ellibeş: “Ecdadımıza karşı sorumluluğumuz var!”

MHP İl Başkanı Aydın Ünlü: “Ayasofya mutlaka ibadete açılacak!”

İYİ Parti İl Başkanı Şanbaz Yıldız: “Ayasofya siyasete alet edilmemeli!”

Saadet Partisi İl Başkanı Zafer Mutlu: “Amaçları oy kaybını önlemek!”

Gelecek Partisi İl Başkanı Ömer Faruk Başaran: “Türkiye’nin sahibi Türklerdir!”

Ve HDP İl Başkanı Şahabettin Işık:

“Ayasofya yapıldığında İslamiyet yoktu!”

 

----- -----

 

Önce İYİ Parti’ye bir bakalım…

 

AK Parti ve MHP İl başkanlarının açıklamaları çok rutin. Yani öyle ortada çok özel diyebileceğimiz bir durum yok. Fakat diğer partilerin bu konudaki yaklaşımlarını bir parça eleştirmem lazım.

Hatta HDP İl Başkanının sözlerini ise uzun uzadıya konuşmamız, üzerinde tartışmamız ve mutlaka bir sonuca varmamız icap ediyor.

İYİ Partili Şanbaz Yıldız diyor ki, “Ayasofya’yı siyasete alet etmeyin…”

İyi de olay tamamen siyasi bir konu. Siyasi gerekçelerle Fatih’in vakfının kapısına kilit vurulmuş. Bugün konuyu gündeme getirip, bu mabedin yeniden ibadete açılmasını sağlayacak olan kişiler de yine siyasiler. Alınacak her karar ulusal ve uluslararası siyasette ses getirecektir. Haliyle bu konu istesek de istemesek de siyaset yapılarak çözülecek.

Özelde söylemem gerekir ki, Ayasofya’yı ibadete açacak etkin güç de haliyle bu işten nemalanmak isteyecektir.

Bu işte yeter ki samimi olunsun. Fakat ben bu konuda Meclis’imizdeki hiçbir partinin samimiyetsiz olmadığını düşünmüyorum. Hepsinin amacı ve düşüncesi belli.

İYİ Parti de zaten önerge vermek suretiyle bu konuyu Meclis’e sunmadı mı?

Buradaki amaç siyasi değil miydi?

Ne yani, İYİ Partili dostlarım Ayasofya’nın açılması araştırılsın diye, bu konuyu siyasete alet ettiklerini mi düşünmeliyiz?

Bu fikri savunmak çok yavan durmaz mı?

 

----- -----

 

Ya Zafer Mutlu’ya ne demeli!

 

Milli görüş hareketinin verdikleri mücadeleleri süresince Ayasofya’yı ağızlarından hiç düşünmediklerine bizzat şahidim…

Hatta ben onların yerinde olsam “Zincirler kırılsın, Ayasofya açılsın!” sloganının patentini bile alırdım…

Fakat Ayasofya konusunu iktidarın gündeme getirmesi ile ilgili Saadet Partisi İl Başkanı sevgili Zafer Mutlu’nun kullandığı oy kaybı mantığını açıkçası anlamaya gayret gösteriyorum.

Başta söylediğim üzere, bu işi başaran siyasi parti elbette ki ortaya çıkacak sonuçtan en fazla etkilenecek kurum olacaktır. Çünkü mesele yalnızca basit bir betonarme yapının camiye çevrilmesi değildir. Ulusal ve uluslararası dengeler bu işin tam merkezindedir.

Ben bu işte öncelikle samimiyeti sorgularım…

“Oy kaybı dolayısıyla bu işi yapmak istiyorlar” cümlesi ne demek?

Bu açıkça AK Parti samimiyetsizlikle suçlamaktır. Fakat işin sonunu beklememiz icap ediyor. Zira Ayasofya’nın açılması ile ilgili millete bugün için verilen ümit yerini başarısız bir girişime bırakırsa işte o zaman samimiyet sorgulaması yapabiliriz.

Peki, ya Ayasofya ibadete açılırsa!

O zaman da “Yapacaksınız tabi kardeşim” mi diyeceğiz.

Yapmayın Allah aşkına!

 

----- -----

 

Gelelim HDP’ye…

 

 

Şimdi bu yazıyı okuyan cahil takımı “HDP’lileri hedef gösterdi”, “HDP’liler dinsiz mi?”, “Düşünce özgürlüğüne karşı mısınız?” ya da benzeri martavallarla benim hakkımda atıp tutarlar.

HDP İl Başkanının açıklamalarını lütfen bir okuyun. Belki kaçırmış olanlar vardır diye ben kullanılan ifadeleri sizlere bu sütunlardan aktarayım:

“Ayasofya’nın yapılış tarihine baktığımız zaman, henüz İslamiyet’le tanışmadığımız bir dönemde, 470-500 yılları arasında yapıldı. Bu döneme bakıldığında İslam diye bir din yoktu. Bu bir kere Ayasofya’nın camiye ait olmadığının kanıtıdır. Ayasofya bütün insanlığın ortak mirasıdır, sadece ve sadece bir ulusa bir zümreye propaganda edilemez. Dolayısıyla Ayasofya’yı anlamaya çalışacaksa tarihi dokusuna bakmak gerekir…”

Şimdi HDP’nin il başkanı Şahabettin Işık, sizce bu cümleleri kullanarak ne yapmak istemiş olabilir?

Işık’ın bu sözleri için “Partisinin görüşü” desem, ne kadar doğru olur bilemedim…

Işık, “Ayasofya yapıldığı tarihte İslamiyet yoktu” derken bana göre aslında bilinç altındaki “Burası zaten sizin değildi. Cami olarak kullanılmamalı” demek istiyor…

Ayrıca sözlerinden ben kendisinin din konusunda çok agresif bir olumsuzluk içinde olduğu fikrine de kapılıyorum. Çünkü bizim dinimize göre bütün peygamberler ve indirilen kitaplar haktır. Kur’an ise İslam’ın tamamlayıcı halkasıdır.

Yani ilk insan Hz. Adem (A.S.)’den, Hz. Muhammed (S.A.V.)’e kadar tüm peygamberlerin aynı dini insanlara tebliğ ile görevli olduğuna inanırız.

Şahabettin beyin din ile arası nasıldır, inanır mı yoksa inanmaz mı bilemiyorum. Fakat şunu açık şekilde ifade etmem icap eder ki; olay hiç öyle kendisinin söylediği gibi değil.

Ayrıca söylemlerini de tarihi bir gaflet olarak değerlendiriyorum.

Ayasofya bu milletin malıdır. Ne Hristiyanların ne de başka birilerinin bu mülk üzerinde herhangi bir hakları yasal olarak bulunmamaktadır.

Daha önce de ifade ettim; Türkiye’de yaşamalarına rağmen tarihlerinden çok uzak kalanlar, fetih ile işgal arasındaki farkı gözetemeyenler, at gözlüğü ile meseleye bakanlar hala “Zulüm 1453’te başladı” mantığını savunmaya devam ediyorlar.

Şahabettin Işık da yapmış olduğu açıklaması ile bu saçma tezi savunmaya devam etmektedir.

 

----- -----

 

İYİ Parti artık sabretmemeli

 

Ayasofya konusunda bin bir çeşit manevra ortaya koyan İYİ Partili dostlarım, 31 Mart seçimlerinde açık şekilde ittifak yaptıkları HDP’nin bu tutumu karşısında nasıl bir yorum yapacak, açıkçası çok merak ediyorum…

Bakın CHP demiyorum. Onlar zaten bu meselede suçüstü yakalandılar. HDP ile yakınlıklarında hep mırın kırın yapmayı uygun gördüler. O yüzden ittifak muhabbetleri ile ilgili bir sorumuz olacaksa bizim tek muhatabımız İYİ Parti olmalıydı.

Nitekim onlara soruyorum!

Nereye kadar bu oluşum içinde kalacaksınız?

xxx

Bir arkadaşımın yaptığı şöyle bir hatırlatma vardı.

“Bu parti içinde önemli bir kesim hep ‘Erdoğan gitsin de nasıl olursa olsun’ mantığını savundukları için HDP ile aynı istikamette yürümeye razılar…”

İYİ Partili dostlarımın artık bu anlayıştan kendilerini kurtarmaları lazım. Sadece bu Ayasofya meselesi bile ortaya koymuştur ki, İYİ Parti ile HDP’nin yolları kesinlikle kesişmemelidir.

xxx

İYİ Parti’nin logosu malum… Osmanlı Devleti’nin temellerinin atıldığı Kayı Boyu’nun sancağını logo haline getirmişler. Çubukların üzerine birer tane nokta koyup logo olarak kullanıyorlar.

Siz hem bu kadar devletçi bir görüntü ile tarihi bir mesaj verip milletin karşısına çıkacaksınız hem de İstanbul’u fethedip Ayasofya’da namaz kıldıran Fatih’in zaferi için “Zulüm” diyenlerle aynı hedefe doğru saf tutacaksınız…

İnkar etmeden vazgeçin artık şu işten…

 

----- -----

 

Tekrar etmekte fayda var

Ayasofya konusu artık milletimiz için gurur meselesi olmuştur.

Kendi mülkümüzde herhangi bir karar alma yetisinin elimizden alınmış olması, böylesine özel bir mabedi istediğimiz gibi kullanma hakkımızın olmadığını düşünmek bizlere zul geliyor.

O yüzden tıpkı Gelecek Partisi İl Başkanı Ömer Faruk Başaran’ın söylediği gibi biz de tekrarlayalım…

Burası Türkiye…

Ve Türkiye bu ülkede yaşamaktan onur duyan herkesindir.

O yüzden bu topraklarda bulunan ve ihanet içinde olmayan herkesin ortak dileği Ayasofya’nın yeniden İslam’la şereflenmesidir.

Aksi ya da benzer bir girişim, yani Hristiyan camiadan yükselen “Bize de yer ayırın” gibi lakırdılara kimsenin dikkat etmemesini istiyoruz.

Yeniden şunu söylüyoruz;

Ayasofya, İslam aleminin payitahtıdır…

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mehmet ÖZMEN yazıları
Anket
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
6.9602 TL 6.9324 TL
Euro
EURO
8.1751 TL 8.1424 TL

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA