Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
Advert Advert Advert
TARİH 03.08.2020 SAAT 12:59:17
Advert
Advert Advert
 
Mehmet ÖZMEN

İlla edep, illa edep

15 Temmuz’u ne bizler unuturuz, ne de gelecek nesiller unutturur…

Çok başka şeyler yaşandı o gece …

O dönem görev yaptığı gazetede şu manşeti atmıştık; “Bir gecelik kabus bitti”…

Evet...

Gerçekten de öyleydi. Yaşananlar kabus gibiydi.

Fakat en nihayetinde;

Menderes’i idam sehpasına çıkaran…

Belki de Özal’ı zehirleyen…

Erbakan’ı başbakanlıktan indirip ülkenin ve milletin geleceğine şerh düşen zihniyet…

Bu kez başaramamıştı…

O geceyi kutlu kılan elbette verilen destansı mücadeleydi. Millet bir yerde al bayrağa ve aziz vatana sahip çıkmıştı.

Dahası insanlar canlarını hiçe sayıp yapmışlardı bunu…

 

xxx

 

Şimdi geçmişe şöyle bir baktığımızda 15 Temmuz’un şehitleri kadar gazilerinin de önemli olduğunu fark ediyoruz. Onlardan hep övgü ile söz etmeliyiz. Onlara değer vermeli ve bu değeri bizzat muhataplarına hissettirmeliyiz…

Bu anlamda talepleri ile ilgili olarak açıklama ve belki de eylem yapmak isteyen 15 Temmuz gazilerinin üzerine polisi yönlendirmenin hatalı bir çıkış olduğunu rahatlıkla söyleyebiliyorum.

Tabi bir hata, başka bir hatayı mazur göstermez…

Mesela Saadet Partili dostlarımın yapmaya çalıştıkları gibi bir şehit eşine gösterilen nezaketsizliği maharetmiş gibi anlaşmaya çalışmak, hele ki “Temel Karamollaoğlu’na tepki gösterdiniz, bu polis müdahalesini neden dillendirmiyorsunuz?” diyerek basına “ŞEREFSİZ” diyecek birilerinin bu partide bulunmasına akıl sır ermez…

 

ZAFER MUTLU’YA AÇIK ÇAĞRIMDIR!

 

Evet, ben 15 Temmuz gazilerine yapılan müdahaleyi yanlış bulduğum gibi, herhangi bir Saadet Partili bireyin de eleştirilere tahammül gösteremeyen Temel Karamollaoğlu’nun kendince ayar çektiğini düşünen o kadına tepkisini görmezden gelemem.

Fakat açıkça söylüyorum; şayet Saadet Partisi ile ilgili olumsuz bir haber yaptı diye gazeteciler hakkında “Şerefsiz” yakıştırmasını yapacak olan kim varsa bunun bedelini çok ağır şekilde öder.

Bu anlamda Saadet Partisi’nin il başkanı sevgili Zafer Mutlu’nun da basın mensupları ile şayet arasına bir mesafe konulmasını istemiyorsa tez zamanda bu sıradan partilisine yol vermesi gerektiğini söylüyorum.

Ne yani; şimdi biz de bu arkadaşla ilgili “Ahlak sükut edince, meydan bunlara mı kaldı!” deyip sorgulamaya mı başlayalım…

Girdim ilim meclisine

Eyledim kıldım talep

Dediler “İlim geride

İLLA EDEP İLLA EDEP…”

Ne kadar açık söylenmiş değil mi?

 

Şu santral yokuşuna bir çare bulun

 

Bu kentin trafikle ilgili yalnızca Kandıra yolu sorunu yok…

Bir de yürekleri sürekli ağızlara getiren santral yokuşumuz var…

Tabi bu zamana kadar yaşanan kazaların büyük bir bölümü o yola girmesi yasak olan büyük tonajlı araçların sebep olduğu kazalardı.

Fakat yol sorunu çözülmediği müddetçe belli ki buraya hem kamyonlar falan girmeye devam edecek hem de kontrolsüz araçlar sağa sola çarpıp ölümlere sebep olabilecek.

Büyükşehir mi, yoksa başka bir birim de devreye girecek bilemiyorum…

Kimin yetkisi ya da daha çok parası var tartışmayacağım da…

Fakat birileri acil olarak devreye girsin şu santral yokuşunun icabına bakıversin.

Artık şu kontrolsüz durumdan kent halkı olarak kurtulalım…

 

15 Temmuz’un kazanabileceği ikinci mana

Tartışıyoruz…

Ama belli ki hala tartışmaya devam edeceğiz…

Yine Ayasofya konumuz…

Fakat bu kez talepten öte gelişmeleri paylaşmak istiyorum sizinle…

Çünkü mesele çok ciddi şekilde düşünülüyor…

Tartışması da aynı ciddiyet ve sertlik içeriyor.

2 Temmuz’da Danıştay bir karar verecek…

İki olasılık var; karar olumlu çıkar ve tarihimize yakışır nitelikte olursa Ayasofya ibadete açılacak…

Olumsuz olmasının ise yalnızca tek bir izahı vardır benim için; KORKAKLIK…

xxx

Ulusal ya da uluslararası dengelerin ne şekilde olduğunun muhasebesini yapacak durumda değiliz.

Hele ki bu tarihi gerçekler ortadayken “Avrupa ve ABD ne der?”, “Yunanistan ile komşuyuz, ayıp olur!”, “Ortodoks milletini karşımıza alamayız!” ya da “İbadete açılacaksa Hristiyanlara da bir yer ayıralım” gibi lakırdılara prim tanıyacak değiliz…

 

15 TEMMUZ’A İKİNCİ KEZ ANLAM KAZANDIRALIM!

Gelelim bizim muhasebemize…

Evet, 2 Temmuz büyük bir milat olacak…

Danıştay şayet yasaların ve vicdanların gereğini yerine getirirse Fatih’in ve tarihin bizlere emaneti olan Ayasofya ibadete açılacak…

Sonra ne zaman namazın kılınacağı belli olacak…

Tamam, kararı uygulamayı milletin gözüne sokmak belki uygun olmayabilir, fakat yine de bu önemli gün adeta bir yerde mesajlar içermeli…

Mesela karar vicdani olursa ilk cuma namazı gibi…

Ya da en mantıklı tarih 15 Temmuz Çarşamba…

Bakın bu çok daha uygun bir tarih olur.

Bence bu tarihe ikinci kez anlam yüklenmeli.

Zincirler kırılmalı…

Alınacak karar milletin ve devletin vicdanına uygun şekilde olmalı…

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mehmet ÖZMEN yazıları
Anket
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
6.9602 TL 6.9324 TL
Euro
EURO
8.1751 TL 8.1424 TL

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA