Advert Advert Advert
Advert Advert
Advert
TARİH 29.09.2020 SAAT 01:49:39
Advert
 
Mehmet ÖZMEN

Etme bulma dünyası

Türkiye’de sendikal hareket çok daha farklı bir hal almaya başladı.

Tıpkı dün eleştirdiğim barolar gibi kabul etseniz de etmeseniz de siyaset artık bu işin tam merkezine yerleşmiş gibi bir durum söz konusu…

Kıdem tazminatı ile ilgili gelişmeler yok mu, var…

Eleştirilmeli mi, evet…

Hem de sonuna kadar evet…

Fakat sendikalardan yükselen tepkiler açıkçası cılız. Birkaç tane uç noktada diyebileceğim sendika haricinde ortaya konulan net bir eleştiri yok. Şurası kesin ki gösterilen tepkiler ve yapılan eylemler yeterli değil. Bu konuda başta hükümete yakın sendikalar olmak üzere tamamı daha sert önlemler almalı, bu konuyu hiç öyle dallandırıp budaklandırmadan tepkisini sahada ve masada göstermeli.

Haaa, unutmadan…

Tabi bir pandemi süreci yaşıyoruz. Yapılan ya da yapılmak istenen eylemlerin yetersiz veya etkisiz kalmasının temelinde bu sebep de olabilir…

 

xxx

 

Bu arada, yukarıda yaptığım hatırlatmada bir ifade kullandım; “Hükümete yakın sendikalar bile” dedim…

Çünkü öyle ya da böyle sendikal hayatın içinde yönlendirici nitelikte bir siyaset var. Yerleşmiş ve bıraktıramıyoruz…

Bu dün de böyleydi bugün de böyle…

Örneğin 2004 yılında Kocaeli’de değişen sendikal süreç başladı. İktidara yakın olan Hizmet-İş sendikası bu dönemde yerel yönetimlerin büyük bir bölümünü devraldı. Bunu yaparken de dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’nun mecliste kullandığı şu sözü hiç unutmuyorum; “Sendika konusunda ben tarafım…”

Bu çok özel bir konuydu aslına bakarsanız. Gerekçe olarak da dönemin Belediye-İş Sendikasının yapılan toplu sözleşme imza törenine işçileri davet etmemesi gösterilmişti. Haklılık payı var mı, bana göre evet…

Fakat o dönemlerde de yine de çalışanların sendika tercihinin işçilerin özgür iradesine bırakılmasının, yapılan her türlü baskı ya da yönlendirmenin yanlış bir tutum olacağını söylemiştim. Yorumlarımda hep bu noktaya dikkat çekmiştim. Sıkıntılı bir durumdu neticede.

O dönemde işçiler üzerinde kurulan baskı ve yapılan yönlendirme, çalışanların Belediye-İş’ten Hizmet-İş’e geçmesine sebep olmuştu. Aynı durum şimdi yaşanıyor.

Elbette bu da yanlış.

Yani İzmit Belediyesi memurlarını KESK’e bağlı Tüm Bel-Sen’e, işçi kadrosundaki çalışanlarını da Hizmet-İş’ten Genel-İş’e sürüklemek hakkaniyetli bir davranış değil. Bugünkü işçi kadrosu ile çalışanları Hizmet-İş’ten koparmak normal şartlarda çok mümkün olmayabilir. Fakat bir takım baskı unsurları ile görevlilerin tehdit altında olduklarını düşünerek bu değişikliğe imza atmalarını yadırgamasam da yapılan işin sorguya açık olduğunu açıkça ifade ediyorum.

Buna karşılık Hizmet-İş cephesinin geçmiş yıllarda sebep olduğu mağduriyeti bugün bizzat yaşamasını da kaderin bir cilvesi olarak nitelendiriyorum.

Eee, ne yapalım! Etme bulma dünyası dedikleri herhalde bu olsa gerek…

Köşedeki bir yorumu tekrar etmemiz gerekirse;

Gelişen hiçbir olay, yapılan hiçbir davranış ya da kendini savunma psikolojisi İzmit Belediyesini hatasız kılmaz. Onların yaptığı da açıkça hak gaspı ve insan hakları ihlalidir.

 

----- -----

 

AK Parti’de adaylar kimler olacak?

 

 

AK Parti’de saha çalışmalarına ağırlık verildi. Allah var, il başkanı Mehmet Ellibeş ve ekibi gerçekten çok iyi bir çalışma dönemi geçiriyorlar. Zaten işin en başından bu yana Ellibeş iyi sonuçlar aldı diyebilirim.

İzmit’in kaybedilmesi ile oluşan karamsar tabloyu ancak bir ağabey, bir büyük giderebilirdi. Mehmet Ellibeş de düzenlediği ilçe ziyaretleri ile önce teşkilatların bütünlüğünü sağladı…

Ardından ilçe ve il düzeyinde gerçekleşen istişare kurulu toplantıları ile parti büyüklerine AK Parti’nin varlığını yeniden hissettirdi…

Son olarak önce ilçelerde, ardından il olarak tertip edilen genişletişmiş danışma meclisleri ile adeta gövde gösterisi yaptılar.

Ellibeş bu konuda teşkilatına yeniden birlik ve dirlik kazandırdı dersek herhalde abartmış ya da fazla kelime kullanmış sayılmayız…

 

xxx

 

Ellibeş’in öncülüğünde AK Parti şimdi de kongre sürecini yaşıyor. İki ilçede genel kurul yapıldı. Kalan 10 ilçe için de süreç yeniden başlatılacak. Tarihler belirlendi. Ancak akıllardaki soru şu;

AK Parti’de ilçelerdeki başkan adayı kim olacak?

Ve dahası bu isim nasıl bir yönetim kurulu oluşturacak?

Bu anlamda açıkçası hemen her ilçe ile ilgili aklımızda bir fikrin oluştuğu biliniyor.

Bu açıdan bakıldığında Körfez ilçe ile ilgili aldığım son bilgiler mevcut başkan Ramazan Tuna ile ilgili devam kararı yönünde. Ramazan beyi yıllardır tanır ve severim. Açıkçası göreve çok çetrefilli bir dönemde atandığını hepimiz biliyoruz.

Belli başlı klişeleri vardır, hem kendisinin ve hem de yakın çevresinin vazgeçemediği…

Bazı özel esprili cümlelerinin sonuna eklediği “iyidir” sözü ya da belki de siyasi literatüre kendisinin koyduğu “Memleket boş değil!” ibareleri ile hep göz önünde oldu.

Yaşına rağmen heyecanlı bir isimdir.

Son dönemde yaptığım genel görüşmelerde Ramazan Tuna ile genel merkez yönetiminin devam kararı vermesinin kuvvetle muhtemel olduğunu öğrendim. Bizlere hayırlı olsun demek düşüyor. İyi bir ekip kurarsa Körfez’de daha iyi işler yapabilir…

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mehmet ÖZMEN yazıları
Anket
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
7.7763 TL 7.7453 TL
Euro
EURO
9.0566 TL 9.0205 TL

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA