Advert Advert Advert
Advert Advert
Advert
TARİH 25.09.2020 SAAT 18:50:40
Advert
 
Uğraş ÇİFTÇİ

Ayasofya’ya dair...

Günlerdir Ayasofya’nın ibadete açılmasına dair tartışmaları...

Üslup açısından...

Sessiz sedasız izliyorum...

İzledikçe de ülkem adına...

Geleceğimiz adına üzülüyorum...

 

***

 

Bir toplum...

Her konuda bu kadar keskin...

Bu kadar düşmanca...

Bu kadar edepsizce...

Kutuplara nasıl ayrılabilir?

 

***

 

Tabii burada geçerken...

Toplumun huzurunu kaçıran...

Moralini bozan bu tutumun toplumun geneline ait olmadığını...

Her iki tarafta da...

Yani hem dini değerleri hem modern Türkiye’nin birikimlerini...

Karşıt güçler haline getirmek isteyen...

Kavgaya teşne marjinal odaklara ait olduğunu belirtmekte fayda görüyorum...

 

***

 

Öncelikle...

Ayasofya...

Egemen Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları içindedir...

Ve cami mi olacağı...

Yoksa müze mi olacağı yönündeki karar...

Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerine aittir...

 

***

 

Ayasofya’ya müze statüsü...

Anayasa’yla değil...

1934 tarihli bakanlar kurulu kararıyla verilmiştir...

 

***

 

Dolayısıyla...

Ayasofya’nın müze statüsünden çıkarılıp...

Cami statüsüne kavuşturulmasına...

Sanki anayasanın değişmez bir maddesi tartışmaya açılıyormuş...

Sanki rejim değişikliği yapılıyormuşçasına verilen tepkiler...

Ya abartılı yaklaşımların...

Yada gerilimseverliğin sonucudur...

Ve bu ülkeye hayır getirmez!

 

 

***

 

Fakat...

Madalyonun bir de öteki yüzü var...

 

***

 

Altında Atatürk’ün imzası da olsa...

1934 yılının koşullarında alınan bir bakanlar kurulu kararıyla yapılan bir uygulama...

2020 yılının koşullarında...

Yeni bir bakanlar kurulu kararıyla değiştirilebilirdi...

 

***

 

Ama gidilen yol...

86 yıl önce alınmış bir kararın iptali için...

Hukukun işletilmesi olmuştur...

 

***

 

Öncelikle...

Hukuki açıdan bakıldığında...

Bunca yıl sonra...

Tüm itiraz süreleri geçtikten sonra...

İlgili bakanlar kurulu kararının iptali için bireysel başvuru yapmak da...

Bu başvuruyu kabul edip işleme koymak da...

Başlı başına hukuk ilkelerinin ayaklar altına alınmasıdır...

 

***

 

Birileri ellerindeki kudretin yarattığı şehvetle...

Hukuk ilkelerini eleğe çevirmeyi alışkanlık haline getirmekte mahsur görmese de...

Ayarını bozdukları adalet terazisinin...

Er ya da geç...

Bir gün gelip onları da tartacağını hiçbir zaman...

Hiçbir suretle akıllarından çıkarmamalıdırlar!

 

***

 

Keşke günümüzün hükümeti...

Daha cesur davransaydı...

Daha dürüst davransaydı...

Uluslararası lobilere karşı daha dik daha delikanlı bir tutum sergileseydi...

Ve hukuki usullere aykırı olarak yapılan bir bireysel itirazın...

Hukuki ilkelere aykırı olarak işleme konulması ve sonuçlandırılmasıyla oluşan sonuçtan...

Siyasi medet ummasaydı...

Bu kararın arkasına gizlenmeseydi!

 

***

 

Bir kere daha söylüyorum ki...

Ayasofya...

Egemen Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları içindedir...

Ve cami mi olacağı...

Yoksa müze mi olacağı yönündeki karar...

Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerine aittir...

 

***

 

Fakat...

Ayasofya...

1936 yılında...

Atatürk tarafından...

Tapuya ‘Cami’ olarak kaydettirilmiş olmasına rağmen...

Ve müze iken bile bir bölümünde ibadet edilebiliyorken...

Bu bilgileri bildiği halde gizleyenler...

Toplumla paylaşmayanlar...

Kutuplaşmaları körükleyenler...

Bence etiketleri ne olursa olsun...

Dine de...

Diyanete de...

Camilere de...

Onları günlük siyasete alet ederek...

En büyük saygısızlığı yapan...

Dini değerleri saygısızca sömüren...

İtikatları şüpheli kimselerdir...

 

***

 

Benim gözümde...

Bugün vatan diye sahiplendiğimiz bu toprakları...

Savaşlarla, kanla, terle alıp bugünlere getiren...

Büyük Selçuklu’dan başlayın...

Anadolu Selçuklu Devleti’nden ve Osmanlı İmparatorluğu’ndan devam edin...

Cumhuriyet dönemine kadarki tarihe...

Bütünüyle...

Hatasıyla sevabıyla sahip çıkmak yerine...

Bu tarih silsilesi üzerinde psikolojik operasyon yapmaya...

Düşmanlıklar üretmeye çalışan herkes...

Bu toplumun güveleridir!

 

***

 

Sultan Alparslan’ı...

Fatih Sultan Mehmet’i...

Mustafa Kemal Atatürk’ü...

Tarih zincirinin birbirini takip eden halkaları olarak görmek yerine...

Sanki bu tarihi kişilikler aynı tarihte yaşamış da...

Birbirleriyle rekabet etmiş...

Düşmanlık yapmışlar gibi ayrıştırmaya çalışan her kim varsa...

Ya cahildir...

Ya da haindir!

 

***

 

Sultan Alparslan...

Anadolu’nun kapılarını açtı...

Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u aldı...

Mustafa Kemal Atatürk...

Batılı Emperyalistlerin Türkleri ve Müslümanları Anadolu’dan kovma planlarını yırtıp attı...

 

***

 

Fatih Sultan Mehmet’in fethettiği İstanbul’u...

Mustafa Kemal Atatürk işgalden kurtarıp tekrar vatan topraklarına kattı!

 

***

 

Bu ülke topraklarına bir gübre kadar katkısı olmayanların...

Buldukları her fırsatta...

Bu tarihi ve toplumsal değerlerimize...

Fatih Sultan Mehmet gibi...

Mustafa Kemal Atatürk gibi...

Önderlerimize...

Simgelerimize...

Hakaret etmeleri...

Haddini aşan saldırılarda bulunmaları...

Siyasi, ideolojik, dini, mezhepsel, etnik, felsefi etiketleri ne olursa olsun...

Makamı ne olursa olsun...

Cehaletten değilse...

İhanetten kaynaklanıyordur!

 

***

 

Hemen her mesele gibi...

Ayasofya meselesini de...

Toplumu kutuplara ayırmak için malzeme haline getirenler...

Siyasi sömürü malzemesine dönüştürenler...

Toplumun bir diğer kesiminin hassasiyetlerini rencide etmek için kullananlar!!!

Sizler olsa olsa işgal ordularının taciz ve tecavüz suçlarının istenmeyen meyveleri olabilirsiniz!

 

***

 

Son kez söylüyorum ki...

Ayasofya...

Egemen Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları içindedir...

Ve cami mi olacağı...

Yoksa müze mi olacağı yönündeki karar...

Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerine aittir...

Bu konuyla ilgili alınan kararlar üzerinden Türkiye’ye parmak sallamak da...

Hiçbir yabancı ülkenin haddine değildir!

 

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Uğraş ÇİFTÇİ yazıları
Anket
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
7.5796 TL 7.5493 TL
Euro
EURO
8.8341 TL 8.7989 TL

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA