Advert Advert Advert
Advert Advert
Advert
TARİH 29.09.2020 SAAT 00:11:51
Advert
 
Mehmet ÖZMEN

MHP bu kararından vazgeçmeli

Son dönemlerde radarıma daha fazla giren bir isim oldu, MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt…

Açıkçası öyle boş bir insan değil.

MHP’liliği ve ülkücülüğü tartışma konuşu olamayacak bir vatansever…

Dahası ve üstelik MHP lideri Devlet Bahçeli de bu ismi sever. Parti içinde saygı gören bir vekil olarak çevresinde bilinir, tanınır…

Haberi alınca şoka uğradım. Cemil Enginyurt ile ilgili olarak basına yansıyan açıklamaları dolayısıyla MHP’den kesin ihraç istemi ile ihracı talep edilmiş.

Açıkçası böyle bir karara şaşırmamak elde değil. Çünkü anladığımız kadarıyla meselenin asıl gerekçesinde Cumhur İttifakı’nın yapısına zarar vermekle suçlanmış Enginyurt.

Oysa takip ettiğim televizyon programlarında partisini, AK Parti’yi ve Cumhur İttifakı’nı cansiperane bir şekilde muhalefetin karşısına dikildiğini, nasıl müdafaa ettiğini bizzat görmüş bir kişi olarak bu ihraç talebinin haksızlıklarla dolu olduğu fikrine kapılıyorum.

Cemal Enginyurt’un sosyal medyasından yaptığı şu değerlendirmeye bakın lütfen:

“Fındık üreticisinin hakkını savunmak, vatanı savunmak gibidir. Fındıkta oynanan oyunlara karşı durmanın bedeli ağır da olsa; bu bedeli ödemek Ordulular adına şereftir. Şerefin tavizi olmaz. MHP, vazgeçilmez sevdamdır…”

O da bu açıklama ile çok net bir duruş sergiliyor. Sözlerinin özeti şu; “Konuştuklarımın arkasındayım…”

Bana göre de öyle.

Eğer gözle görülen ve mutlak suretle değiştirilmesi gereken bir durum varsa MHP bile iktidara gerekli uyarıları yapabilmeli. Belki Enginyurt’un fındık ile ilgili eleştirileri maksadını aşmış ya da sözlerinde sertlik dozajını iyi ayarlayamamış olabilir. Fakat bunun karşılığı kesin ihraç istemi ile disiplin kurulunu harekete geçirmek olmamalı.

MHP bu tavrı ile yalnızca insanları kaybeder. Kazanma yoluna mümkün değil gidemez. Ayrıca günümüzde siyaset böyle yapılmıyor.

Hemen bir hatırlatmada bulunmak istiyorum; MHP’nin, Meclis’te yalnızca 49 milletvekili var. Cemal Enginyurt’u da ihraç ederlerse bu sayı 48’e düşecek.

Her ne kadar Enginyurt, “MHP, vazgeçilmez sevdamdır” dese de siyasetin sürekli yeniliklere gebe olduğunu kimse unutmasın.

Tamam, bu vekil “Düşmanım” dediği CHP’nin saflarına katılmayacak. Bunu biliyoruz.

HDP’nin kapısından önünden bile geçmeyecek, onun da farkındayız…

Fakat siyaset bu iki partiden ibaret değil ki…

Ayrıca, iktidarı eleştirdi diye AK Parti de bu adamı kadrosuna almayacağına göre…

Geriye iki olasılık kalıyor…

İYİ Parti ya da yeni kurulan DEVA Partisi’nden bazı yöneticiler Cemal Enginyurt ile görüşür ve partilerine geçmesi için aklını çelerse ne yapacaksınız?

Şimdi soruyorum, böyle bir durumda kendinizi nasıl hizssedersiniz?

Cumhur İttifakı’na nasıl daha az zarar verirsiniz?

Cemal Enginyurt’u uyararak mı, yoksa disipline verip ihraç ederek mi?

Bazen siyasetin çok basitleştiğini kabul etmek lazım. Galiba bu basitlikten herkes nasibini alıyor.

 

 

Hala İstanbul Sözleşmesi diyorlar ya!

 

 

Saadet Partisi’nin en sevdiğim sloganı şudur:

“Önce ahlak ve maneviyat…”

Rahmetli Necmettin Erbakan hocamızın bıraktığı miraslardan biri de bu slogandır, “Mücahit Erbakan” seslenişinden sonra…

Evet, sonuna kadar katılıyorum…

Belki de bu kadar güçsüzken bile Saadet Partisi varlığını ve ayakta kalabilmesini bu slogana borçlu.

Çünkü savundukları şey belli.

Ülkemiz insanı ahlaki değerlere sahip olsun istiyorlar…

Gençlerimiz milli ve manevi değerlerine riayet etsin, bu şekilde ülkelerini sevsinler, gerçek bir vatansever olsun istiyorlar…

Bizim ihtiyacımız olan zihniyet aslında ahlaklı ve maneviyatı güçlü bir nesildir.

Böyle bir gençliktir…

“Dindar nesil” denildiğinde cin çarpmışa dönenlerin aksine değerlerimiz istikametinde tasarlanmış bir gelecektir…

xxx

Aslında ülkemiz bu yönde çok iyi durumdaydı. Ta ki, şu İstanbul Sözleşmesi ülkenin ve milletin başına dert olana kadar…

Kimsenin alınacak önlemleri konuştuğu yok. Zannediyorlar ki bu ahlaksız sözleşmenin altına ülkemiz imza attı diye kadın cinayetleri duracak…

Çocukların istismarının önüne geçilecek…

Aksine…

Sözleşme ne zaman hayatımıza girdi, aynı şekilde yaşamın da içine etti…

O günden bu yana istismarın ve kadın cinayetlerinin sayısı daha da arttı.

Zaten kendini her zaman çocuktan ve kadından üstün gören bizim gereksiz erkek milletimiz, sözleşme sebebiyle alınan kararların teşviki ile kraldan fazla kralcı kesildi.

Kadın cinayetleri ve çocuk istismarının önü alınamaz hale geldi.

Kimse toplumun dibine Avrupa yönlendirmesi ile nasıl bir dinamit konulmuş farkına varamadılar başlangıçta.

Başımıza hadiseler geldikçe anlamaya başladık işin zararını.

İstanbul Sözleşmesi denilen rezaletin, kadın cinayetini ve çocuk istismarını, öldürülmelerini teşvikten öte bir anlamı yok, bunu anlayın artık.

Vazgeçin şu işten.

Her olaydan sonra da İstanbul Sözleşmesi ahlaksızlığını kurtuluş gibi göstermek hastalığından kurtulun…

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mehmet ÖZMEN yazıları
Anket
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
7.7763 TL 7.7453 TL
Euro
EURO
9.0566 TL 9.0205 TL

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA