Advert Advert Advert
Advert Advert
Advert
TARİH 29.09.2020 SAAT 00:36:43
Advert
 
Mehmet ÖZMEN

Allah’ın evini 'aile şirketine' çevirmek

Bu aralar sizlerle çok özel konuları paylaşmaya çalışıyorum. Geçenlerde CHP Derince İlçe Başkanı Birkan Koçak’la ilgili bir dosyayı açtım. CHP’de son dönemde hangi siyasi aktörlerin öne çıkarıldığını, örgüte, emeğe saygı gösterenlerin sırf siyasi hırslar ve adamcılık uğruna nasıl ikinci plana itildiğine işaret ettim.

 

Birkan Koçak; geçmişte zimmet suçlamasıyla işinden olmuş, ağzına geleni söyleyen, sosyal medyayı küfür ve hakaret aracı olarak kullanan bir ilçe başkanı. CHP’de hızla yükselip, ilçe başkanından sonra genel başkanı belirlemek için oy kullanan az sayıdaki Kocaeli delegesi arasına adını yazdırdı. Birkan Koçak’ın İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’e sarsılmaz bağını buraya bir kez daha not düşerek, Kocaeli örgütünde kimin oyun kurucu olduğuna dikkatinizi çekmek isterim.

 

xxx

 

Gelelim bugün açacağım dosyaya. Uzun bir yazı farkındayım. Ama lütfen sıkılmadan sonuna kadar okuyun.

İzmit Mehmet Ali Paşa Mahallesi’nde aslında çok konuşulacak bir fotoğraf var.

Bu fotoğrafta yan yana iki büyük cami gözüküyor.

Türkiye’nin değil, dünyanın başka yerinde aynı dine hizmet eden iki ibadethane bu şekilde yan yana mıdır, ben bilmiyorum.

Bu fotoğraf nasıl ortaya çıktı, kısaca anlatayım.

İzmit Mehmet Ali Paşa Mahallesi’ndeki eski, büyük cami bölge halkının bağışlarıyla yapıldı. Bunun için bir vakıf kuruldu. Bu vakfın başında rahmetli İlyas Kaya ve oğlu Abdullah Kaya vardı. Paşa halkı cömerttir, eli boldur. Hele ki, dine hizmet konusunda evinden, aşından artırıp bağış yapar, destek verir.

Nitekim zamanında bu caminin yapımında da böyle oldu. Vakıf gelen bağışlarla büyüdü. O dönem daha çok insana dini anlatmak, geniş kitlelere ulaşıp İslami konular hakkında bilgi aktarmak için televizyon kuruldu.

İhtiyaç sahipleri için aşevi yapıldı. Bu aşevi ve televizyon tamamen gönüllülük esasında, gelir amacı güdülmeden yapılmış. Giderler zaten bolca yapılan bağışlarla rahatça karşılandığından, fazladan gelire ihtiyaç duyulmamış. Ancak zaman içinde vatandaşın bağışlarıyla yapılan Allah’ın evi bu vakfın başındaki aile tarafından gelir kapısı haline getirildi.

Bunu ben söylemiyorum. Kocaeli Asliye Ceza Mahkemesinde 2004 yılında görülen duruşmada savcı söylüyor. Bilirkişi heyeti söylüyor. Hakim de bu iddiaları kabul ediyor.

 

xxx

 

Mahkeme tutanaklarında da yer alan iddiaların ispatı şu şekilde özetleniyor:

 

-Vakfın gelir ve giderlerinde netlik yok, genelde gelirlerin kaydı yöneticilerin insafına bırakılmış…

 

-Vakfa ait televizyon kapatılıp keyfi bir şekilde araştırma yapılmadan İlyas Kaya ve bir arkadaşının kurduğu Selam TV’ye satılmış…

 

-A.Ç. ve Z.T. isimli şahıslar Kaya ailesine ait apartmanın çatı işinde çalıştırıldıkları halde, bu şahısların ücreti vakıf parasından ödenmiş…

 

-Ücretsiz olarak yemek verilmesi gereken aşevinde bazı şahıslardan para alındığı ancak bu paralar kayda geçmemiş…

 

-Cami adına toplanan paralar için makbuz verilmeyip, toplanan paranın miktarı sağlıklı olarak gösterilmemiş…

 

-Vakfa verilen zekat ve fitrelere karşı belge verilmeyip, ikaz edildiklerinde ikaz edenlere şantaj yapılmış…

 

-900’lü randevu hatlarıyla yapılan konuşmalar vakıf parasıyla ödenmiş...

 

xxx

 

Dosyada buna benzer çok örnek, isim ve belge var.

İlginçtir, hakim suçu sabit davada, yargılanan aile fertlerine kamu görevlisi olmadıkları için ceza uygulayamamış.

Mahkeme gerekçeli kararda suçu sabit gördüğünü söylüyor. Ama ceza vermeme gerekçesi olarak vakıf yöneticilerinin kamu görevlisi olmamasını göstermiş.

Tabi bize göre bunun tutarlı tarafı yok. Ayrıca vakıf yöneticisinin suç işlediğinde cezalandırılması için memur olmasına gerek de yok.

Neyse, bu başka bir konu. Sonuçta dava tutanağına delil olarak geçen bu ifadeler gerçeği ortaya koymaya yetiyor!

 

xxx

 

Gelelim fotoğrafta görülen ikinci camiye…

Bu cami çevresindeki iskelelerden de anlaşılacağı üzere yeni ve henüz tam anlamıyla bitmedi.

Söz konusu cami Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırıldı. Herhangi bir vakıfla ya da şahısla bağı yok.

Tek bağlı olduğu yer devletin resmi kurumu Diyanet İşleri Başkanlığı.

Yani diğer camilerden, Allah’ın evlerinden farkı yok.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bu camiyi, bölgeye bir meydan kazandırmak, trafiği rahatlatmak için eski caminin az gerisine yapmış.

Aslında birinin yıkılması, bu abes durumun düzeltilmesi gerekir. Dünyaya rezil olmak var işin ucunda.

Öyleyse hangisi yıkılmalı?

Elbette; Allah’ın evi olma özelliğinden çok, bir ailenin gelir kapısı haline gelmiş olanı yıkılmalı. Hatta cami önünde dilencilik yapanlara bile dini istismar ediyor diye ceza verilirken, yıllardır Allah’ın evini gelir kapısına döndürenlere de en ağır ceza verilmeli ama asıl mesele bu tuhaf görüntünün bir an önce ortadan kaldırılmasıdır.

Ama dedik ya, orası Allah’ın evi hüviyetinden çok bir ailenin gelir kapısına dönüşmüş. Bu kapının tokmağını tutanlar da iki eliyle asılmış, bırakmıyor.

İslami açıdan da bu durumun uygun olmadığı düşüncesindeyim. Yüce dinimiz cemaati bölmeyi, kutuplaştırmayı yasaklıyor.

Yasalar, kanun buna izin vermiyormuş. Vakıf malı gözüktüğünden dokunmak mümkün değilmiş.

Öyle şey olmaz…

Yasada, kanunda nerede yanlış varsa düzeltilmeli. İzmit’in göbeğinde böylesine trajik bir durum ortadan kaldırılmalıdır.

 

 

 

 

Çok açık söylüyorum; Babacan bu tavrından vazgeçmeli

 

 

Hala aynı terane…

İstanbul Sözleşmesi safsatası…

Laf salatasından öte bir anlamı yok yapılmak istenen ve aslında atılan bir gereksiz imza ile uygulamaya konulan basit maddeler yığını…

Ancak çok ilginç bir tepki geldi bu konuda.

Açıkçası hiç beklemiyordum…

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan…

“İstanbul Sözleşmesinin arkasındayız” demiş…

Çok net şekilde söylüyorum; Babacan bunu yapacaksa, yani gerçekten bu ahlaksızlık abidesinin arkasında duracaksa kendisini açıkça tartışmaya açıyorum.

Çünkü Türk milletinin aile yapısının altına dinamit gibi konulan bu aşağılık sözleşme mantığının arkasında duran kişi, benim gerçekten değer verdiğim Alil Babacan bile olsa tartışırım.

 

xxx

 

Siyaset birilerine yaranmak, oy devşirmek ya da şirin görünmek üzerine yapılmamalı.

Yola mı çıktınız, buyurun; hodri meydan…

Herkes er meydanında…

Peşrevine ve gücüne, kudretine güvenen kim varsa hiç öyle sağa sola sapmadan, yanlışların içinde sürüklenmeden, İstanbul Sözleşmesi gibi bir rezaletten medet ummadan ortaya çıkar…

Kendini ispatlar ve siyaseten hak ettiği değer ne ise onu görür…

 

xxx

 

Söylediğim gibi…

Ali Babacan gerçekten değer verdiğim bir sima…

Siyasetini bir kenara bıraktığımda bile benim açımdan ülke için değerli ve önemli bulduğum bir ekonomik figür.

Yaptıklarını hatırladığım gibi, yapabileceklerinin de farkındayım. Bugünkü iktidar yapısı olmasa halkın ilk olarak sarılacağı, paçasından tutup bırakmayacağı belki de tek isim olur…

Ama böyle olmaz…

İstanbul Sözleşmesine sahip çıkmak onun yönetimindeki partinin muhafazakarlarını düşündürür…

Açıkçası bir basın mensubu olarak ben düşünmeye başladım…

Bundan sonra nasıl bir sonuç çıkacak emin değilim.

Çünkü benim nazarımda İstanbul Sözleşmesine verilecek en küçük destek emin olun bir güvensizlik sebebidir.

Çıkan bu tabloyu okuduğumuzda Ali Babacan ile ilgili olarak; “Yarınlarımızı ekonomik anlamda kurtaracağını söyleyen Babacan, aile yapımızın içine edilmesine çanak tutuyor” anlayışı ortaya çıkar ki, zannımca bu onun siyasi karakterine en büyük darbeyi vurur…

Mesele bu kadar basit ya…

Babacan’dan bunu hiç beklemiyordum…

Hem de hiç…

Umarım tez zamanda o ve varsa kendisine bu fikri savunmasını söyleyenler aklını başına alır, dahası bu karanlık istikametten ayrılır.

Hayır, bu desteğe sahip birileri maazallah yarın iktidara gelse, koca bir milleti altından kalkamayacağımız neticelerle karşı karşıya bırakırlar. Arkadaş, böylesine büyük bir tehlikeyi Ali Babacan gibi dahi bir sima nasıl göremez?

Nasıl farkına varamaz?

Eğer farkında olup da ısrar ediyorlarsa…

Cümlenin devamını getirmek inanın içimden gelmedi…

 

 

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum.
Diğer Mehmet ÖZMEN yazıları
Anket
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
7.7763 TL 7.7453 TL
Euro
EURO
9.0566 TL 9.0205 TL

Demokrat Kocaeli Gazetesi yılların verdiği tecrübe ile Kocaeli haber konusunda uzmanlaşmış bir ekibe sahiptir. Kocaeli Gazetesi olarak Kocaeli ve ilçelerine basılı yayın hizmetimiz ile Kocaeli Yerel Gazeteleri arasında yerini almaktadır. Demokrat Kocaeli Gazetesi olarak Son Dakika Kocaeli Haberleri ulaştırmak için gece gündüz 7 gün 24 saat çalışan bir ekiple hizmetinizdeyiz. Kocaeli'de olan olayları anında aktarmak sizi bilgilendirmek bizim için önemli. Gazetecilik mesleğinin zorluğunun farkındayız ve Gazetecilik mesleğini severek yapmaktayız. Kocaeli Yerel Gazeteler arasında önceliğimiz sizlere daha iyi ve daha hızlı kocaeli haber hizmeti sunmaktır.

ANIT MEDYA